İlk maçta hüsran: Futbolcular savunmayı aşamadı, Montella oyunu çözemedi

14 Haziran 2026

Türkiye rakip sahaya yerleşti, pas yaptı ve oyunu yönetmeye çalıştı. Ancak savunma arkasına koşuların azlığı ve üretkenlik sorunu mağlubiyet getirdi.

A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası’nda Avustralya karşısında aldığı 2-0’lık yenilgi, uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek türden bir maç olarak kayıtlara geçti. Skora bakınca sürpriz, istatistiklere bakınca ise futbolun acımasız yüzü ortaya çıktı.

Türkiye yüzde 71,7 topla oynadı, 705 pas yaptı, 30 şut çekti ve 8 korner kullandı. Rakibini kendi sahasına hapsetti ancak sahadan 2-0 mağlup ayrıldı. Avustralya ise yüzde 28,3 topla oynadı, sadece 9 şut attı ve bulduğu iki net geçiş hücumunu gole çevirerek istediğini aldı.

MAÇIN HİKAYESİ İLK DAKİKADA BAŞLADI

Montella sahaya 4-2-3-1 dizilişiyle çıktı. Uğurcan Çakır’ın önünde Zeki Çelik, Merih Demiral, Abdülkerim Bardakcı ve Ferdi Kadıoğlu yer aldı. Orta sahada Hakan Çalhanoğlu ile İsmail Yüksek görev yaptı. Hücum hattında Barış Alper Yılmaz, Orkun Kökçü, Arda Güler ve ileride Kerem Aktürkoğlu vardı.

Maçın ilk düdüğünden itibaren Türkiye oyunu Avustralya yarı alanına yıktı. Özellikle ilk yarıda Barış Alper Yılmaz üzerinden yapılan hücumlar dikkat çekti. Sol koridordan sürekli bindirmeler geldi, ceza sahasına çok sayıda orta yapıldı. Ancak burada önemli bir problem ortaya çıktı.

Avustralya savunmasının boy ortalaması yaklaşık 1.95’ti. Harry Souttar, Circati ve Burgess’ten oluşan üçlü stoper hattı havadan gelen topları büyük ölçüde temizledi. Türkiye sürekli aynı planı denedi, Avustralya ise aynı planı sürekli savundu.

YÜZDE 72 TOPLA OYNAMA ALDATTI

İstatistikler ilk bakışta Türkiye üstünlüğünü gösteriyor olsa da rakamların detayına inildiğinde farklı bir tablo ortaya çıkıyor. 30 şutun yalnızca 8’i kaleyi buldu, 12 şut rakip savunma tarafından engellendi ve gol beklentisi 1.36’da kaldı.

Bu rakam, 30 şut atan bir takım için oldukça düşük. Çünkü Türkiye çok şut çekti ama kaliteli pozisyon üretmekte zorlandı. Top rakip ceza sahasının çevresinde dolaştı ancak savunma arkası koşular, üçüncü bölge kombinasyonları ve rakibi dengesiz yakalayacak varyasyonlar yeterince kullanılamadı.

AVUSTRALYA TAM İSTEDİĞİ MAÇI OYNADI

Avustralya karşılaşmaya kusursuz bir savunma planıyla çıktı. Beşli savunma hattı ceza sahasını kapattı. O’Neill ve Okon-Engstler merkezde alanları daralttı. Türkiye topa sahip oldukça Avustralya’nın işine geldi çünkü rakip beklediği geçiş fırsatlarını bulmaya başladı.

Sadece iki net kontratak yakaladılar ve ikisini de gol yaptılar. Bu noktada Türkiye’nin geçiş savunması büyük sorun yaşadı. Merih Demiral ve Abdülkerim Bardakcı ikilisinin geniş alanda ağır kaldığı görüldü. Savunma çizgisi önde kurulunca Avustralya boşlukları değerlendirdi.

ARDA GÜLER TARTIŞMASI

Karşılaşmanın dikkat çeken başlıklarından biri Arda Güler’in kullanılış şekliydi. Arda’nın merkezden uzak kaldığı ve sağ koridora sıkıştığı bölümlerde Türkiye’nin yaratıcılığı ciddi şekilde düştü. Türkiye’nin en önemli oyun aklı olan genç yıldız, merkezde daha fazla topla buluşamadı.

Montella ise maç sonunda bu görüşe katılmadı ve Arda’nın daha çok merkezde oynadığını savundu. Ancak saha içindeki görüntü, Arda’nın oyuna istediği ölçüde yön veremediğini gösterdi.

HAKAN ÇALHANOĞLU TEMPOYU YÜKSELTEMEDİ

Türkiye’nin oyun kurulumunda Hakan Çalhanoğlu merkez rol üstlendi. Ancak takımın hücum temposu birçok bölümde düşük kaldı. Dikine pasların azlığı ve oyunun sık sık yana dönmesi Avustralya’nın savunma yerleşimini bozmayı zorlaştırdı.

Rakip savunma sürekli yerleşik kaldı. Bu nedenle Türkiye topa sahip olsa da üstünlüğünü fırsata dönüştüremedi. Hakan’ın oyunu hızlandıracak ve savunma bloklarını parçalayacak pasları yeterince kullanamaması, hücum akıcılığını olumsuz etkiledi.

MAÇIN KIRILMA NOKTASI: DEĞİŞİKLİKLER

Karşılaşma sonrası en çok tartışılan konulardan biri oyuncu değişiklikleri oldu. Kenan Yıldız’ın maça yedek başlaması önemli bir soru işareti olarak öne çıktı. Oyunun sıkıştığı çok erken görülmesine rağmen çözüm hamlelerinin gecikmesi dikkat çekti.

Montella ikinci yarının başında Barış Alper Yılmaz’ı çıkarıp Kenan Yıldız’ı oyuna aldı. Daha sonra Yunus Akgün, Mert Müldür, Salih Özcan ve Deniz Gül değişiklikleri geldi. Ancak bu hamleler oyunun yönünü değiştirmeye yetmedi.

Maç boyunca hissedilen en büyük eksiklik, A planı işlemediğinde devreye girecek güçlü bir B planının bulunmamasıydı. Türkiye merkezden kalabalık savunmayı delmeye çalıştı ancak farklı hücum varyasyonları üretemedi.

SONUÇ: TOP BİZDEYDİ, KONTROL ONLARDAYDI

Bu maç futbolun klasik gerçeğini bir kez daha gösterdi. Topa sahip olmak her zaman oyunu kontrol etmek anlamına gelmiyor.

Türkiye topa sahip oldu, pas yaptı ve şut attı. Ancak Avustralya maçı oynanmasını istediği yere taşıdı. Yüzde 72 topla oynayan taraf Türkiye’ydi ama maçı kazanan planına sadık kalan Avustralya oldu.

Montella için en ağır eleştiri de burada yatıyor. Türkiye rakibin ne yapmak istediğini gördü ancak buna karşı ikinci bir çözüm üretemedi. 2026 Dünya Kupası yolunda alınan bu mağlubiyet, sadece bir skor değil, aynı zamanda ciddi bir taktik ders olarak tarihe geçti.

Previous Story

İki telefon ve bir uygulama: Ruslar Putin’in dijital demir perdesini VPN’lerle deliyor

Next Story

Osmanlı’da aşk nasıl yaşanırdı?

Latest from Same Tags

‘Sabah Namazı ve Milli Maç’ etkinliği

12 Haziran 2026
İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün okullarda paylaşıma açtığı “Sabah Namazında Buluşuyoruz, Milli Takımla Kenetleniyoruz” etkinliği tartışma yarattı. Ulusal Eğitim Derneği Genel Başkanı

FİFA Dünya Kupası 2026 başladı

11 Haziran 2026
2026 FIFA Dünya Kupası bu akşam Meksika’da görkemli bir açılış töreniyle başladı.  Mexico City’deki Azteca Stadyumu’ndaki törende Kolombiyalı şarkıcı Shakira sahne aldı. TSİ 20:30’da