AİHM’DEN 859 KİŞİ İÇİN İHLAL KARARI

23 Haziran 2026

(AİHM) Kılıçarslan ve Diğerleri/Türkiye kararında 859 kişi hakkında hak ihlali kararı verdi. Mahkeme, başvurucuların adil yargılanma hakkı ile kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiğine hükmetti.

Karar, özellikle ByLock kullanımının tek başına mahkumiyet için yeterli delil sayılması üzerinden dikkat çekti. AİHM, ulusal mahkemelerin bu yaklaşımının başvuruculara fiilen objektif sorumluluk yüklediği sonucuna vardı.

AİHM, Kılıçarslan ve Diğerleri/Türkiye dosyasında 859 başvurucunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki haklarının ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme, kararında 6. madde kapsamındaki adil yargılanma hakkı ile 7. madde kapsamındaki kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine odaklandı.

Başvurucular hakkındaki mahkumiyetlerin ana gerekçesini Cemaat üyeliği iddiası oluşturdu. Bu dosyalarda ByLock kullanıldığı iddiası, mahkumiyet için başlı başına yeterli delil olarak kabul edildi.

BAŞKA DELİLLER DE DOSYALARA GİRDİ

Bazı başvurucular hakkında Türkiye’deki yargılamalarda Gülen cemaati ile bağlantılı kabul edilen sendika, dernek veya vakıflara üyelik de mahkumiyet gerekçeleri arasında yer aldı. Bank Asya hesap faaliyetleri, bazı yayınlara veya görsel-işitsel materyallere sahip olma ve yurt dışı giriş-çıkış kayıtları da dosyalarda kullanıldı.

Mahkumiyet gerekçeleri arasında Cemaat tarafından organize edildiği değerlendirilen gezilere katılım da yer aldı. Cemaat bağlantılı vakıflara bağış, Cemaat lehine gösterilere katılım ve sosyal medyada yapılan paylaşımlar da başvurucular aleyhine delil olarak kullanıldı.

YURT, EV VE MESAJLAŞMA UYGULAMALARI DOSYADA

Bazı başvurucular için Cemaat evlerinde veya yurtlarında kalma bilgisi de mahkumiyet gerekçeleri arasına girdi. KakaoTalk veya Eagle gibi mesajlaşma uygulamalarının kullanımı, Cemaatle bağlantılı kurum ve şirketlerde çalışma ya da üyelik iddiaları ile tanık ifadeleri de dosyalarda yer aldı.

AİHM, ihlal gerekçesinde Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında ortaya koyduğu ilkelerin bu dosyada da geçerliliğini koruduğunu belirtti. Mahkeme, mevcut dosyada bu içtihattan ayrılmayı gerektirecek bir neden görmedi.

BYLOCK TEK BAŞINA KESİN DELİL SAYILAMAZ

Mahkeme, ByLock kullanımının Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesi kapsamında silahlı örgüt üyeliğinin bütün unsurlarını kanıtlamak için tek başına yeterli ve kesin delil sayılamayacağı sonucuna vardı. AİHM, bu yaklaşımın 7. madde kapsamındaki kanunilik ilkesiyle bağdaşmadığını belirtti.

AİHM, 6. madde yönünden de ihlal tespiti yaptı. Mahkeme, her başvurucunun yargılama sürecinde bazı usul farklılıkları bulunabileceğini kabul etti ancak ByLock verisine ilişkin tekdüze ve genel yaklaşımın tüm yargılamaların çerçevesini belirlediğini vurguladı.

SAVUNMA GÜVENCELERİ YETERSİZ KALDI

Mahkeme, başvurucuların ana delil niteliğindeki ByLock verilerine etkin şekilde itiraz edebilmesi için gerekli güvencelerin oluşturulmadığı sonucuna ulaştı. AİHM ayrıca davaların özündeki belirleyici meselelerin yeterince ele alınmadığını ve mahkeme kararlarının yeterli gerekçeden yoksun kaldığını belirtti.

AİHM, başvurucular hakkında ByLock dışında başka delillerin bulunabileceğini göz ardı etmedi. Ancak mahkeme, ByLock kullanımının tek başına mahkumiyet için yeterli görülmesinin ihlal sonucunu değiştirmediğini kaydetti.

OLAĞANÜSTÜ KOŞULLAR GEREKÇE SAYILMADI

Mahkeme, 15 Temmuz olayının oluşturduğu istisnai koşulları bağlamsal bir unsur olarak dikkate aldı. Buna rağmen AİHM, söz konusu kısıtlamaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 15. maddesi kapsamında durumun zorunlu kıldığı ölçüde kaldığını gösteren bir dayanak bulmadı.

Karar, AİHM İkinci Dairesi bünyesindeki üç yargıçlı komite tarafından verildi. Komite kararları kesin nitelik taşıdığı için dosya açısından Büyük Daire’ye başvuru yolu bulunmuyor.

TAZMİNAT KARARI ÇIKMADI

AİHM, başvurucular lehine maddi veya manevi tazminata hükmetmedi. Mahkeme, ihlal tespitinin başvurucuların uğradığı manevi zarar açısından başlı başına yeterli adil tazminat oluşturduğuna karar verdi.

Previous Story

AYM’DEN GARSON VERİLERİNE KRİTİK DEĞERLENDİRME

Next Story

Eski İsrail Başbakanı: İran’a binlerce Starlink cihazı kaçırdık

Latest from Same Tags

Mourinho, Türkiye’yi AİHM’e şikâyet etti!

4 Haziran 2026
Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Jose Mourinho, Türkiye’yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne şikâyet etti. Portekizli teknik adam Jose Mourinho, Fenerbahçe’de görev yaptığı dönemde Türkiye