Bloomberg: ‘Erdoğan rejimi’nin baskı dalgası toplumun her kesimine yayılıyor

17 Haziran 2026

ABD merkezli Bloomberg analizinde Türkiye’deki ‘baskının’ sadece siyasetçilerle sınırlı kalmadığı, komedyenler, müzisyenler, sosyal medya fenomenlerinin de hedef alındığını yazdı. Analzide, “Artık tehdit olarak görülen kişilerin kapsamı da genişlemiş durumda” denildi.

ABD merkezli uluslararası yayıncı Bloomberg, Türkiye’de muhalif siyasetçilere yönelik yargı süreçlerinin yanı sıra komedyenleri, müzisyenleri, sosyal medya fenomenleri ve iş insanlarının da soruşturma ve davalarla karşı karşıya kaldığını yazdı.

T24’ün aktardığına göre; Bloomberg’de yer alan “Türkiye’de baskı dalgası siyaset dışına taştı” başlıklı haber analizde, “Türkiye’de yetkililer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üç yıl önce yeniden seçilmesinden bu yana siyasi muhalifler üzerindeki baskıyı artırdı. Ancak artık tehdit olarak görülen kişilerin kapsamı da genişlemiş durumda.” ifadelerine yer verdi. Analizde savcıların dini değerleri ve kamu görevlerini aşağılama, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ya da yanıltıcı bilgi yayma suçlamalarıyla insanlar hakkında soruşturma başlattığını aktardı.

TUBA ULU, MURAT ÖVÜÇ, LEMAN DERGİSİ…

Öne çıkarılan örneklerden biri komedyen Tuba Ulu oldu. Ulu’nun stand-up gösterisinde ilişkiler ve evlilik üzerine yaptığı bir espride Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman’a gönderme yaptığı, İstanbul’daki bir gösterisinin ardından polis tarafından gözaltına alındığı ve günlerce gözaltında tutulduğu hatırlatıldı. Murat Övüç’ün bir videosu nedeniyle “dini değerleri aşağılama” suçlamasıyla aylarca cezaevinde kaldığı, Soğuk Savaş isimli YouTube yarışma programı sunucusunun alkolle ilgili bir dini ifadeye esprili gönderme yaptığı gerekçesiyle gözaltına alındığı, 7,5 ay hapis cezasına çarptırıldığı aktarıldı. Analizde Leman dergisine ekibinin bir karikatür nedeniyle operasyon yapıldığı, bina önünde gösteriler düzenlendiği ve İstanbul’da İsrail Konsolosluğu yakınlarında düzenlenen polis operasyonunu ofis penceresinden çekerek yorum yapan beyaz yakalı çalışanların suçlandığı vurgulandı.

Haberde, iş dünyasının da bu süreçten muaf olmadığı vurgulandı. TÜSİAD’ın eski yöneticileri Ömer Aras ve Orhan Turan’ın, gazeteciler ve muhalif siyasetçilerin tutuklanmasını eleştirmelerinin ardından “dezenformasyon yayma” suçlamasıyla kısa süreliğine gözaltına alındığı ve haklarında ertelemeli hapis cezaları verildiği aktarıldı. Zorlu Holding’in eski CEO’su Cem Köksal’ın da şirket içi bir e-postada Ramazan tebriğine ilişkin eleştiride bulunduğu iddiasıyla soruşturma geçirdiği, daha sonra beraat ettiği belirtildi.

‘GÖZALTILAR BASKI ARACI’

Washington merkezli Middle East Institute kıdemli araştırmacısı Gönül Tol, Bloomberg’e verdiği demeçte, yıllardır süren hayat pahalılığı krizinin etkisiyle Cumhurbaşkanı’na yönelik kamuoyu desteği azalırken, gözaltıların da Erdoğan’ın muhalefeti bastırarak 23 yıllık iktidarı üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmasının bir aracına dönüştüğünü söyledi. Tol, “Erdoğan’ın sürekli şikâyet ettiği konulardan biri, AKP’nin siyasi gücünü yansıtacak bir kültürel hegemonya kuramamış olmasıydı” dedi. Tol, Erdoğan’ın “Türk milletini kendi vizyonu doğrultusunda yeniden tanımladığını” söyledi.

Galatasaray Üniversitesi’nden iletişim akademisyeni Ceren Sözeri, bu tür soruşturmaların toplumda sosyal medyada paylaşım yapma korkusunu artırdığını belirterek, “Toplum bu soruşturmalarla terbiye ediliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Johns Hopkins Üniversitesi’nden Lisel Hintz, haberde hükümetin muhalefete tahammülsüzlüğünün arttığını ve muhalefetin artık Erdoğan’ın ulus tasavvuruna aykırı her türlü ifade olarak tanımlanabildiğini söyledi.

ADALET BAKANLIĞI AÇIKLAMASI…

Adalet Bakanlığı, Bloomberg’e yaptığı açıklamada, kamuoyunda infial yaratan konularda yargının yetkisi kapsamında hareket ettiğini bildirdi. Bakanlık, tüm iddiaların bağımsız ve tarafsız yargı makamları tarafından incelendiğini belirtti.

Bakanlık, ifade özgürlüğü kapsamında kalan düşünce açıklamalarına yönelik herhangi bir işlem yapılmadığını; savcıların yalnızca kamu düzeni ve toplumsal uyumu korumayı amaçlayan yasalarla suç olarak tanımlanan fiillere odaklandığını kaydetti. Açıklamada, tüm hukuki değerlendirmelerin ceza kanunu uyarınca yapıldığı ve herhangi bir çevrim içi içeriğin kaldırılmasından önce delil toplanması gerektiği ifade edildi.

AB’NİN ELEŞTİRİSİ HATIRLATILDI

Analizde, Türkiye’nin 1999’da tam üyelik için aday ülke statüsü kazandığı Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki merkeziyetçi cumhurbaşkanlığı sistemini eleştirdiği aktarıldı. Analize göre, AB, bu eleştirilerinde ülkede güçler ayrılığının bulunmamasına, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin birçok kararının uygulanmamasına ve muhalif siyasetçiler üzerinde uygulanan “aşırı yargı baskısına” dikkat çekiyor.

İMAMOĞLU VE CHP HATIRLATMASI

Analizde tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının Türkiye siyasetindeki en kritik dönemeçlerden biri olduğu belirtildi. İmamoğlu’nun yolsuzluk, casusluk ve teröre destek gibi suçlamaları reddettiği, davaların siyasi saiklerle yürütüldüğünü savunduğu aktarıldı. Haberde ayrıca CHP’de mahkeme kararıyla kurultay sonuçlarının iptal edilmesi ve partinin eski genel başkanının yeniden göreve dönmesiyle yaşanan iç kriz de ele alındı.

Previous Story

İtalya’nın Konya’ya konuşlandıracağı SAMP/T Hava Savunma Sistemi nedir?

Next Story

Rusya’nın komşuları son sürat silahlanıyor: NATO’nun Avrupalı üyelerinde askeri harcamalar zirve yaptı

Latest from Same Tags

Prens Selman, Türk devine ortak oluyor

16 Haziran 2026
Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Saudi Aramco, Türkiye’de akaryakıt dağıtım sektörüne yapmayı planladığı yatırım için İstanbul’a çıkarma yaptı. OYAK bünyesindeki GüzelEnerji ile