CHP lideri Özgür Özel, daha önce şantajlara teslim olmadığı için saray yargısının mutlak butlan kararı verdiğini söyledi. Yeni bir parti kurması halinde dokunulmazlığının kaldırılabileceği yönündeki iddialar için de şantajlara boyun eğmeyeceğini vurguladı.
Mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı’ndan tedbiren alınan Özgür Özel, yeni parti kurmaya çalışmaları halinde dokunulmazlıkların kaldırılabileceğine ilişkin tehditlerin olduğu iddiası üzerine, “Bu özgürlüğümüzle ülkemizi takas etmemizi öneren bir şantaj. Ben bugüne kadar hiçbir şantaja teslim olmadım.” dedi.
Özel, daha önce şantajlara teslim olsaydı butlan kararının da olmayabileceğini söyleyerek, “Bana ‘Akıllı ol, uslu dur, partinin başında otur’ diyorlardı. ‘Ekrem’i sat’ diyorlardı. Ekrem’i satmak bir arkadaşı satmak değil, Türkiye’nin geleceğini satmak. Bugün için Mansur Bey’i hedefe koyarlarsa, Mansur Bey’i satmak da Türkiye’nin geleceğini satmak” ifadelerini kullandı.
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, dokunulmazlığının kaldırılmasının ardından tutuklanması gibi bir ihtimale ilişkin soruyu da, “Bütün zor şartlar, bütün krizler kendi liderini ve kendi çözümünü yaratır. Ülkesini, partisini seven milyonlarca insanın bir adım önüne birisi çıkar. Orada benim bir endişem yok” diye yanıtladı.
Atanmış yönetim ile uzlaşmak istemediği yönündeki iddialara, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne kurultay yaptırmamak, partinin kalbini sökmektir” yorumuyla karşılık veren Özel, temel motivasyonlarının CHP’den ayrılmak değil, partiyi geri almak olduğunu söyledi ve şu anda CHP’nin “saray yargısının aldığı bir kararla yönetildiğini” söyledi.
SARAY YARGISININ KARARLARI
CHP lideri, Özgür Özel, yeni parti iddialarına, kendisinin dokunulmazlığının kaldırıldığı bir tabloda kimin liderlik edebileceğine ve mahkeme kararıyla göreve getirilen atanmış yönetimle uzlaşmak istemediği iddialarına ilişkin konuştu.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ile Medyascope muhabiri Özgecan Özgenç’e konuşan Özel, Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki mutlak butlan yönetimiyle uzlaşıp uzlaşmama iddialarına şu yanıtı verdi:
“Biz ilk günden itibaren şunu söyledik: Anlaşabiliriz ama kurultayda anlaşabiliriz. Seçimsiz bir süreçte, zamana yaymakta anlaşamayız. Buna milyonların tepkisi var, sadece benim tepkim yok. Şöyle anlaşma olmaz, diyelim karşı taraf anlaşmada bizden yarım kilo et istiyor sadece. Ama yarım kilo et olarak kalbimizi istiyor. Cumhuriyet Halk Partisi’ne kurultay yaptırmamak, partinin kalbini sökmektir. Kanı beyne, organlara pompalayan o. Şimdi uzlaşalım, biz uzlaşmada varız.
Bizim temel motivasyonumuz ayrılmak değil, temel motivasyonumuz partimizi bir kurultaya götürerek seçilmişlerin yönettiği döneme dönmek. Çünkü bariz ki saray yargısının almış olduğu, Türkiye siyaset ve hukuk tarihinde görülmemiş bir kararla, altı yıl önce pandemide yapılmış bir kurultayın sonucuna götürüyorlar partiyi. Bu olacak iş değil.
Şunu söyleyeyim, saray yargısının aldığı bir kararla yönetilen bir Cumhuriyet Halk Partisi’nden kimse ne muhalefet beklesin, ne direnç beklesin, ne de bu rejimin değiştirilebilmesini beklesin. O yüzden mutlaka, ben ya da seçilmiş bir genel başkan ve seçilmiş bir yönetimin görevin başında olması gerekiyor. Birincisi bu. Temel motivasyonumuz burada kalmak ve partimizi geri almak.”
AYRI BİR PARTİ BÜYÜK ALTERNATİF OLABİLİR
Özel, CHP’den ayrılarak yeni bir parti kuracaklarına ilişkin iddialara şu yanıtı verdi:
“Şöyle bir şey görüyorlar: CHP kendi içinde bir kavga halinde olursa, birbiriyle meşgul olursa iktidara tehdit olmaz. Ama CHP bu durumdan sıyrılır, ayrı bir parti kurarsa da büyük bir alternatif olabilir. Ona karşı da içeride dışarıda bu tip lafları duyuyorum: ‘Başka parti kurarlarsa dokunulmazlıklar kalkar, yargılanırlar.’
Bu özgürlüğümüzle ülkemizi takas etmemizi öneren bir şantaj. Ben bugüne kadar hiçbir şantaja teslim olmadım. Bundan önceki şantajlara teslim olsaydık, belki butlan da gelmezdi. Bana ‘Akıllı ol, uslu dur, partinin başında otur’ diyorlardı. ‘Ekrem’i sat’ diyorlardı.
TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ SATMAK OLUR
Ben 10 yaşından beri bir arkadaşımı satmadım ama sonuçta Ekrem’i satmak bir arkadaşı satmak değil, Türkiye’nin geleceğini satmak. Bugün için Mansur Bey’i hedefe koyarlarsa, Mansur Bey’i satmak da Türkiye’nin geleceğini satmak. Yani AK Parti’ye karşı kazanabilecek kimi yalnız bırakırsak bu Türkiye’nin geleceğini satmak olur. Demek ki yeni parti kurmamızdan endişe edenler, özgürlüğümüzle Türkiye’nin geleceğini takas etmeye çalışıyorlar. Ben bunu kabul etmiyorum.”
Özel, “Diyelim yeni parti kuruldu ve Özgür Özel dokunulmazlığı kaldırılıp tutuklandı. Bu yeni partiyi kim sürdürecek?” sorusuna da, “19 Mart yaşandığında benden böyle bir performans kimse beklemiyordu. Ama bütün zor şartlar, bütün krizler kendi liderini ve kendi çözümünü yaratır. Ülkesini, partisini seven milyonlarca insanın bir adım önüne birisi çıkar. Orada benim bir endişem yok” yanıtını verdi.