Avrupa oParlamentosu (AP), Türkiye’de hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve temel haklar alanındaki gerilemeye ilişkin sert eleştiriler içeren 2026 Türkiye Raporu’nu kabul etti.
Fransa’nın Strasburg kentinde yapılan oylamada rapor, 381 milletvekilinin desteğiyle kabul edilirken, 107 parlamenter karşı oy kullandı, 171 üye ise çekimser kaldı.
Raporda, insan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ihlallerinden sorumlu olduğu belirtilen Türk yetkililere yönelik yaptırım çağrısı dikkat çekti.
Taslak metinde yer alan ve eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, mevcut Adalet Bakanı Akın Gürlek’i de kapsayan yaptırım önerisi son metinde korunurken, Avrupa Birliği Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi’nin devreye sokulması talep edildi.
Raporda, “demokratik gerileme göz önüne alınarak” insan hakları ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere yönelik yaptırım uygulanması çağrısında bulunuldu.
Metinde, kayyum uygulamalarında rol alanlar ile devletin baskıcı mekanizmasında kilit görev üstlenen isimlerin yaptırım kapsamına alınması gerektiği ifade edildi. Bu isimler arasında Akın Gürlek de örnek gösterildi.
CHP’YE YÖNELİK SÜREÇ RAPORA GİRDİ
Avrupa Parlamentosu, raporda CHP’ye ilişkin son gelişmelere de yer verdi. Parti yönetimine yönelik yargı müdahaleleri ve “mutlak butlan” tartışmalarına değinilen metinde, bunun muhalefete yönelik daha geniş kapsamlı baskı sürecinin bir parçası olduğu vurgulandı.
Raporda, “Gelecekteki seçimlerde potansiyel rakipleri ortadan kaldırmak amacıyla yargının araçsallaştırılması, Türkiye’yi tamamen otoriter bir sisteme daha sıkı bağlamaktadır” değerlendirmesi yapıldı.
AP ayrıca, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin siyasi müdahalelerle görevden uzaklaştırılmaya çalışılmasını kınadığını belirtti.
YARGI BAĞIMSIZLIĞINA SERT ELEŞTİRİ
Raporda, Türkiye’de hukukun üstünlüğünün ciddi şekilde aşındığı ve yargı bağımsızlığının bulunmadığı yönündeki kaygılar yinelendi.
Avrupa Parlamentosu, yargı sistemindeki tarafsızlık eksikliğinin sürdüğünü belirterek, hükümete yakın isimlerle muhaliflere farklı hukuk standartlarının uygulandığını savundu.
Raporda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği kararların eksiksiz uygulanması çağrısı da yer aldı.
Parlamento, özellikle Yüksel Yalçınkaya, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş hakkındaki AİHM kararlarının yerine getirilmesini istedi.
Raporda ayrıca, Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen dava süreci ve tutukluluk hali de eleştirilerek, bunun demokratik rekabet açısından endişe verici olduğu ifade edildi.
AP raporunda Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikalarına da yer verildi. “Mavi Vatan” doktrini eleştirilirken, Türkiye’nin Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile yaşadığı egemenlik ve deniz yetki alanı anlaşmazlıklarında uluslararası hukuka uygun hareket etmesi çağrısı yapıldı.
ÜLKÜ OCAKLARI İÇİN YASAK ÇAĞRISI
Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise Ülkü Ocakları oldu. Avrupa Parlamentosu, hareketin Avrupa’daki faaliyetlerinden duyduğu endişeyi dile getirerek, AB üyesi ülkelerin Ülkü Ocakları’nın faaliyetlerinin yasaklanması ihtimalini değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Tüm eleştirilere rağmen Avrupa Parlamentosu, Türkiye’nin NATO üyesi ve bölgesel bir güç olarak stratejik önemini koruduğunu vurguladı.
Raporda, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki üyelik müzakerelerinin 2018’den bu yana fiilen donmuş durumda olduğu hatırlatılırken, demokrasi, hukuk devleti ve temel haklar alanında ilerleme sağlanmadığı sürece üyelik sürecinin yeniden canlandırılmasının mümkün olmadığı ifade edildi.
AP, buna karşın değişen jeopolitik koşullar nedeniyle güvenlik, savunma ve bölgesel istikrar alanlarında Türkiye ile iş birliğinin sürdürülmesinin önem taşıdığı değerlendirmesinde bulundu.