Rahmetli Ahmet Turan Alkan’ın 17 Ekim 2011 tarihinde yayınlanan yazısı

26 Ocak 2026

A. Turan Alkan

Vâriyet sana bir sual sorar…

Dünkü Yeni Şafak’ta, iktisatçı fikir adamı Mustafa Özel’in “İslâmî Hayat”, daha doğrusu zenginleşen Müslümanların açmazlarını ve zihnî sıkıntılarını sorguladığı son haftaların en önemli sohbeti yayınlandı. Mutlaka okunmalısınız.

Varlıkla sınanmak, yokluğa tahammülden güç olmalı; bu paradoksu en iyi anlatabilecek örneklerden birisi, kendisine Emevî Emiri Muaviye’nin yaptırdığı sarayı nasıl bulduğu sorulan Ebu Zer’in cevabıdır. Rivayetin sıhhati hakkında emin değilim fakat cevap müthiştir, diyor ki:

— Bu sarayı kendi paranla yaptırdıysan müsrifsin, beyt-ül mâl’in parasıyla yaptırdıysan hırsız!

Mesele şu; haram zaten saded harici, fakat helâl yolla kazanılmış kıymet ve servetin tasarrufu bile keyfimize bırakılmış değildir. “Helâl” kılınmış alan içinde alınması gereken ince ve ahlâkî bir istikamet daha var. Zor olan sadece helâl kazanmak değil; helâli meşru sarf etmek, parayı kazanmaktan belki daha zor, nefse daha ağır gelen bir şey.

Örtünmek konusundaki o meşhur yanlış da aynı cümleden; örtünmenin bir şekli var ki, örtüneni daha görünür ve cazip gösteriyor. Dışarıdan setr etmiş görünmekle birlikte aslında örtünmüş değil, dikkat celb ediliyor; bu esnada israfa (tesettürde pahalı ve stil çözümler!) tevessül de cabası. Bu açmazı, vâriyetli hanımlara örtünerek de şık olunabileceği konusunda alternatifler sunan bazı kadın (veya erkek dergisi olsun, farketmiyor) dergilerin çözülebileceğini beklemek saflık olur. Yoklukla sınanmanın kolaylığı şurada: Evinizin iaşe ve ibatesini helâlinden sağlayacak miktar müşkülü çözüyor ama ondan daha fazlasını yönetmek, daha nitelikli Müslümanlık gerektiriyor.

Mustafa Özel, İslâmî site örneğini göstermiş; site avlusuna bir cami yaptırmak, toplu ibadet ihtiyacını giderir ama öte yandan site sınırları dışında yaşayan diğer Müslümanlarla teması, onların hâliyle hemhâl olmayı engelliyor. İyi bir şey yapıyorum zannı, (hatta ihlâsı) aslında vahim sonuç doğuruyor. Vâriyetli bir Müslüman’ın nasıl bir hayat tarzı içinde bulunması gerektiğine (yani hem zengin hem muttakî) dair makbul bir model var mı? Aslında yok. Efendimiz ve sahâbesi bu mânâda zengin olmamak ve zengin kalmamakla iftihar eden insanlardı; sonraki birkaç kuşak içinde aynı beşerî çevrenin torunlarından çoğu “Mülk ile imtihan” meselesinde bunalıma düştüler; sadece helâlinden iktisab etmiş olmak, ruhsata riayet, “kâfi ve vâfî” göründü; miskîne muavenet, sıradan ve herkesçe itaat edilmek gereken bir vazife olmaktan çıkarılıp kahramanlık sayıldı. Takvâ, suya seccade salmak kabilinden bir keramet olarak tarif olundu.

Varlığın, daha doğrusu vâriyetin, servetin, sâmânın ve dünya malının meydan okuyusuna bir cevabımız var mı? Mırın-kırın etmeden, imdâd sâdedinde sağa-sola bakmadan, kekelemeden… Yoksulluktan kurtulmanın çaresi kolay, vâriyetin hakkını vermek zorların zoru. Ne yapmalı?

İşte bu zorlu bir ödev ve aynen şuna benziyor: İslâm’ın bir devlet modeli yok fakat devletin nasıl işletilmesi, nasıl hizmet vermesi konusunda çok geniş bir çerçeve var. O yoklukla bolluk arasında hepimizin bir “siyasî” ödevi var ve esasen bu ödevin cevabıyla sınanacağız. İktisadîyatımız da öyle; dürüst çalışıp helâl kazanmalı ama israf etmeyip bolca tasaddukta bulunmalı. Son derece basit fakat hayata geçirilmesi hiç de yazıldığı kadar kolay değil. İslâm, fıtratımızdaki arızaları düzeltmeye zorluyor bizi.

Hem vâriyetli, hem muttakî kalınabilir mi, bilmiyoruz; görünen sudur: Servet, iddia ettiği (stoklandığı) yerde kendi tabiatını üste çıkarır, aynen biriken iltihabın zonklaması gibi. Zenginliğin tek hayat tarzı var galiba; onu da İslâm’ın renklerine boyamak her babayiğidin harcı değil.

Mustafa Özel’in ağzına sağlık, yüzümüze ayna tuttuğu için.

Sonraki

Protestocular, Alex Pretti’nin vurulmasının ardından ICE Polislerinin kaldığı Minnesota otelini kuşattı

Önceki

Serbest Bıraklıdı

Latest from Blog

Devasa bir armada İran’a ilerliyor

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a doğru “devasa bir armadanın ilerlediğini” belirterek, Tahran yönetimini anlaşma yapmaları aksi halde “daha kötü bir saldırı yapılacağı” konusunda uyardı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Devasa bir

Afganistan’da kölelik geri geliyor!

Afganistan’da Taliban yönetimi, uygulayacağı yeni ceza kanunu ile köleliği geri getirirken, kız çocuklarına eğitimi yasaklıyor. Ülke sınıflara bölünürken, sınıfa göre cezalar uygulanacak.Afganistan’da Taliban yönetimi ülkede uygulanacak yeni ceza usullerini açıkladı. Düzenlemeler, ceza
GitYukarı

Don't Miss

Yazar Ahmet Turan Alkan vefat etti

KHK ile kapatılan Zaman gazetesi yazarlarından Ahmet Turan Alkan, hayatını

‘Hocaların hocası’ Nermin Abadan Unat hayatını kaybetti