Uzmanlar, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in söylemleri ve geçmişteki açıklamalarının, Ortadoğu’daki çatışmayı yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda ideolojik bir mücadele olarak konumlandırdığı görüşünde
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran’a yönelik saldırılarla ilgili yaptığı açıklamada operasyonları “gökten gün boyu ölüm ve yıkım” olarak nitelendirirken, bunun “asla adil bir mücadele olmadığını” ve “zayıf durumdaki rakibe vurduklarını” söyledi. 45 yaşındaki Hegseth, bir zamanlar Fox News’te televizyon sunuculuğu yapıyordu, şimdi ise dünyanın en güçlü ordusunun başında bulunuyor. Bu hafta Donald Trump’ın İran’daki savaşının en görünür yüzü haline geldi. Bu durum, Savunma Bakanı’nın Pentagon’u hızla ideolojik ve dini bir haçlı seferinin hazırlık sahasına dönüştürdüğü uyarısında bulunanlar için alarm zillerinin çalmasına yol açtı.
The Guardian’a konuşan uzmanlara göre, Hegseth’in televizyonlarda sergilediği maço tavırlar, Hristiyan milliyetçiliği ve ABD askerlerinin hayatlarına karşı kayıtsızlıkla birleşerek Trump’ın “manosphere” diye anılan erkek egemen çevrelere hitap eden bir savaş yanlısı figür arzusunu tatmin etmeyi amaçlıyor.
The Guardian’ın Pete Hegseth’in portresini kaleme aldığı makaleden öne çıkanlar şöyle:
Hegseth’in bu noktaya yükselişi başka bir ABD Başkanı döneminde neredeyse düşünülemezdi. Minneapolis’te doğan Hegseth, Princeton Üniversitesi’nde siyaset okudu ve burada muhafazakâr bir öğrenci dergisi olan Princeton Tory’nin yayıncısı ve editörü oldu. Bu görevde sık sık feminizm ve eşcinsellik gibi kültür savaşının konularına dair tartışmalara girdi.
Princeton’dan ayrıldıktan sonra ABD Ulusal Muhafızları’na piyade subayı olarak katıldı. Görevleri arasında Küba’daki Guantanamo Üssü’nde konuşlanma ve Irak ile Afganistan’daki görevler yer aldı. Daha sonra yazdığı bir kitapta, Irak’ta emri altındaki askerlere düşman savaşçıların ne zaman öldürülebileceğine dair angajman kurallarına ilişkin hukuki tavsiyeleri görmezden gelmelerini söylediğini de açıkladı.
Annesi: Sen kadınlara kötü davranan birisin
Hegseth daha sonra muhafazakâr bir savunuculuk grubu olan Concerned Veterans for America’nın başına geçti. Ancak 2016’da mali yönetim sorunları, cinsel uygunsuzluk ve kişisel davranışlara ilişkin iddiaların gölgesinde bu görevden ayrıldı.
2018’de annesi Penelope Hegseth ona gönderdiği bir e-postada şöyle yazmıştı:
“Sen kadınlara kötü davranan birisin – acı gerçek bu. Kadınları küçümseyen, yalan söyleyen, aldatan, sürekli başka ilişkiler yaşayan ve kadınları kendi gücü ve egosu için kullanan hiçbir erkeğe saygım yok. Sen o adamsın (ve yıllardır öylesin). Bunu bir anne olarak söylemek bana acı veriyor ve beni utandırıyor ama ne yazık ki gerçek bu.”
Hegseth daha sonra Fox News’te Fox & Friends programında yorumcu ve sunucu olarak tanınan bir televizyon yüzü haline geldi. Programda sık sık Trump’la röportaj yaptı ve onun politikalarını savundu. Bir yazısında Demokratların seçim kazanması durumunda “ordu ve polisin bir seçim yapmak zorunda kalacağını” ve “evet, bir tür iç savaş yaşanacağını” ileri sürmüştü.
Ancak 2024 seçimlerini Trump kazandı ve Hegseth’i Savunma Bakanlığı’na aday gösterdi. Senato’daki onay oturumunda senatörler geçmişine dair ciddi sorular yöneltti: kadın askerler hakkında küçümseyici sözleri, görev sırasında alkol kullandığı iddiaları, cinsel saldırı ve uygunsuz davranış suçlamaları, iki küçük gazi vakfını yönetirken yaşanan sorunlar ve dünyanın en güçlü ordusunu yönetecek görev için deneyimsizliği.
Senato oylaması sonunda 50–50 eşitlikle sonuçlandı ve Başkan Yardımcısı JD Vance eşitliği bozan oyu kullanarak Hegseth’in atanmasını sağladı. Savunma Bakanı olarak Hegseth, düşmanlara karşı “ezici ve cezalandırıcı şiddeti serbest bırakma” sözü verdi ve sivillerin hedef alınmasını sınırlamayı amaçlayan “aptal angajman kurallarından” vazgeçeceğini söyledi.
Ortadoğu’daki yeni ve belirsiz çatışmanın ilk haftasında ülkeyi yönlendiren Hegseth, geleneksel bir savunma bakanından beklenen ağırbaşlılıktan büyük ölçüde uzak durdu. Bunun yerine ABD’nin şiddet uygulama kapasitesini öven partizan bir yayıncının performatif tavırlarını sergilemeyi tercih etti.
Maskülen ‘kaslı adam’ imajı
Yıllar boyunca Trump’ın zevklerine ve sağ medya çevresine hitap eden aşırı maskülen bir “kaslı adam” imajı inşa etmişti. Ancak stratejik öngörü ve incelik gerektiren bir jeopolitik kriz karşısında birçok kişiye göre derinliğinin ötesinde görünüyor.
Deniz Piyadeleri gazisi ve yurtdışında muharip mühendis subayı olarak görev yapmış Goldbeck şöyle dedi:
“Pentagon’u yönetirken Hegseth’in ne kadar kayıtsız, kaba ve umutsuz olduğunu anlatabilmeyi isterdim. Ama kendine hayranlığını tarif edecek kelimeleri bile bulamıyorum; bu ancak görünen ahlaki yozlaşmasıyla yarışabilecek bir boyutta.”
Goldbeck sözlerine şöyle devam etti:
“Pete Hegseth’in eski bir Fox News sabah programı sunucusu olduğunu unutmayalım. Sert adam dili kullandığını sanıyor ama bana ve muharebede görev yapmış pek çok gaziye göre tamamen beceriksiz biri ve sahte bir maço persona sergiliyor.
Dürüst olmak gerekirse bu utanç verici. Bu adamın yetersiz olduğunu biliyoruz. Pete Hegseth’e bir DoorDash siparişi hazırlama sorumluluğunu bile güvenle vermezdim.”
Eski Beyaz Saray yetkilileri de benzer endişeleri paylaşıyor. Barack Obama döneminde küresel iletişim direktörlüğü yapmış olan ve Global Situation Room adlı kamu işleri şirketinin başkanı Brett Bruen şöyle konuştu:
“Hegseth şu anda Pentagon’dan Amerikalıların ve müttefiklerimizin duyması gereken güven verici mesajları ve stratejiyi sunmak için uygun biri değil.
İnsanların sloganlara, böbürlenmeye veya kaba çıkışlara ihtiyacı yok. ABD ordusunun güçlü ve istikrarlı ellerde olduğunu bilmek istiyorlar. Ama ilk savaş basın toplantılarında gördüğümüz şey, onun Fox News kişiliğini bırakıp savaş zamanında ulusun ordusunun lideri rolüne geçememesi oldu.”
Çarşamba günü Pentagon’da yaptığı savaş brifinginde Hegseth yine yüksek perdeden konuştu ve İran liderleri hakkında şunları söyledi:
“Onlar bittiler ve bunu biliyorlar. Ya da çok yakında öğrenecekler. Amerika kazanıyor – kararlı, yıkıcı ve merhametsiz bir şekilde.”
Kuveyt’te bir operasyon merkezine yönelik İran saldırısında hayatını kaybeden altı ABD yedek askeri hakkında konuşurken de “sahte haberleri” eleştirdi:
“Birkaç drone savunmayı geçtiğinde ya da trajediler yaşandığında manşet oluyor. Anlıyorum. Basın sadece başkanı kötü göstermek istiyor. Ama bir kez olsun gerçeği yazmayı deneyin. Bu savaşın şartlarını her adımda biz belirleyeceğiz.”
Bu sözler, hayatını kaybeden askerlere karşı empati eksikliği nedeniyle büyük tepki çekti. New York’taki New School for Social Research’te tarih profesörü olan Jeremy Varon, “Bu inanılmaz bir şey,” dedi. “Parti farkı gözetmeden tüm medya ölenleri anmak için ulusal bir çaba içindeyken o bunu sadece Trump’ı zayıflatmak için kullanılan bir taktik olarak görüyor.”
Hristiyan milliyetçiliğine duyduğu sempati
Hegseth’in kişiliğinin Senato’da yeterince tartışılmayan başka bir yönü daha var: Hristiyan milliyetçiliğine duyduğu sempati. Fotoğraflarda onun Haçlı seferlerini çağrıştıran iki dövme taşıdığı görülüyor. Bunlardan biri göğsündeki Kudüs haçı – Ortaçağ haçlı sembolizmiyle ilişkilendirilen beş haçtan oluşan bir motif.
Yakınında ise “Deus vult” (Tanrı böyle istiyor) yazılı bir kılıç dövmesi bulunuyor. Bu ifade tarihsel olarak Haçlı seferleriyle bağlantılı ve son yıllarda bazı aşırı sağ gruplar tarafından yeniden kullanılmaya başlandı. Aynı slogan 6 Ocak’taki Kongre baskınına katılan bazı kişilerin taşıdığı bayrak ve kıyafetlerde de görülmüştü.
Bu göndermeler yalnızca sembolik de değil. Hegseth 2020’de yayımlanan American Crusade adlı kitabında “Batı medeniyetinden yararlananların bir haçlıya teşekkür etmesi gerektiğini” yazdı. Kitap, müttefiklerinin hedeflerine ulaşmak için demokratik siyasetin tek başına yeterli olmayabileceğini de ima ediyor:
“Oy vermek bir silahtır ama yeterli değildir. Savaşmak istemiyoruz ama bin yıl önceki Hristiyan kardeşlerimiz gibi gerekirse savaşmalıyız.”
Daha rahatsız edici davranışlara dair iddialar da var. The New Yorker, Concerned Veterans for America’daki bir çalışma arkadaşının Hegseth’in iş seyahatinde bir barda sarhoşken başka biriyle birlikte defalarca “Bütün Müslümanları öldürün!” diye bağırdığını söylediğini yazdı.
Hegseth daha önce Hristiyan yeniden inşacılığına dayanan “sphere sovereignty” doktrinini de desteklemişti. Bu görüş eşcinsellik için idam cezasını ve katı patriyarkal aile ve kilise düzenini savunuyor.
Savunma Bakanı ayrıca Doug Wilson’ın kurucularından olduğu Reformcu Evanjelik Kiliseler Birliği ile bağlantılı Pilgrim Hill Reformed Fellowship adlı kiliseye gidiyor. Wilson, kadınların oy kullanmaması gerektiğini ve eşlerin kocalarına itaat etmesi gerektiğini savunan teokratik bir toplum vizyonunu açıkça dile getirmiş bir isim. Wilson kısa süre önce Hegseth’in davetiyle Pentagon’da bir ibadet töreni de yönetmişti.
Washington’daki Public Religion Research Institute düşünce kuruluşunun başkanı Robert P. Jones şöyle dedi:
“Bu bir iki söz ya da tekil bir davranış değil. Hegseth’in uzun süredir kamuya açık biçimde sergilediği bir yönelim. Bu yalnızca şiddetin yüceltilmesi değil; Hristiyanlık ve medeniyet adına şiddetin yüceltilmesi.”
“Tanrı’nın Trump’ı özel olarak görevlendirdiğine inanıyor”
Military Religious Freedom Foundation’a göre İran savaşına katılımı meşrulaştırmak için bazı askeri komutanların İncil’deki “kıyamet sonu” söylemlerine başvurduğuna dair askerlerden 200’den fazla şikâyet geldi. Bu dil, Arap müttefikler için de rahatsız edici olabilir ve İran’a kendi “kutsal savaşını” meşrulaştırmak için malzeme sağlayabilir.
Jones şu uyarıyı yaptı:
“Bu meseleyi kamu yararıyla ilgili bir tartışma olmaktan çıkarıyor – örneğin nükleer program ya da terörün desteklenmesi gibi meşru siyasi konular. Onu siyasetin alanından çıkarıp sözde Hristiyan bir ulusun Müslüman bir ulusa karşı yürüttüğü kutsal savaş olarak sunuyor.”
İlerici Hristiyan hareketi Vote Common Good’un yöneticisi ve papaz Doug Pagitt ise Hegseth’in dünya görüşünü, Tanrı adına fethetmek için kalkanına haç çizdiği söylenen Roma İmparatoru Konstantin’in tarihsel sapkınlığına benzetiyor:
“Pete Hegseth’in dünya görüşü bana göre bu yönetimin özel bir ilahi göreve sahip olduğu fikrine dayanıyor. Kendisi de söylediği için biliyoruz: Tanrı’nın Donald Trump’ı ve onun seçtiklerini dünyada belirli amaçları gerçekleştirmek için özel olarak görevlendirdiğine inanıyor.
Pete Hegseth’in Hristiyanlık yorumu, ulusların hükümetleri üzerinde hâkimiyet kurarak ilerleyen bir Hristiyan yayılması fikrine dayanıyor. Ona göre ordu yalnızca kendi amaçları için kullanabileceği bir araç değil; Tanrı’nın dünya için planını gerçekleştirmek üzere orada.”