Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, 9 yıldır cezaevinde olan Hava Harp Okulu öğrencisi üç kadını ziyaret etti. Şüheda Sena’nın “Ömrümüz gidiyor, çok anlamsız ya…” sözleri, adaletsizliğin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi.
9 yıldır cezaevinde bulunan üç kadın askeri öğrenci Nimet Ecem Gönüllü, Nagihan Yavuz ve Şuheda Sena Öğütalan…

İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, kamuoyunda “Harp Okulu Öğrencileri Davası” olarak bilinen süreçte müebbet hapis cezasına çarptırılan ve yıllardır dört duvar arasında tutulan Nagihan Yavuz, Nimet Ecem Gönüllü ve Şüheda Sena Öğütalan’ı ziyaret etti.
Ziyaret sonrası sosyal medya hesabından izlenimlerini paylaşan Yeneroğlu, genç kadınların maruz kaldığı süreci “hukuk kisvesi altında üretilmiş sistematik bir gaddarlık” olarak tanımladı.
“ÖMRÜMÜZ GİDİYOR, ÇOK ANLAMSIZ…”
Yeneroğlu’nun aktardığına göre, görüşme sırasında Şüheda Sena’nın kurduğu “Ömrümüz gidiyor, çok anlamsız ya…” cümlesi, adaletin askıya alındığı bir iklimde genç bir insanın uğradığı yıkımın özeti oldu.
Henüz hayatlarının baharında, öğrencilik yıllarında kendilerini bu kaosun içinde bulan üç kadının, neden ve niçinini izah edemedikleri bir sebeple erimelerine dikkat çeken Yeneroğlu, zulmün doğası gereği mantıksız olduğunu vurguladı.
YANLIŞ ZAMANDA, YANLIŞ YERDE OLMANIN BEDELİ: 9 YIL
Ziyaret sırasında gençlerin sorduğu “Hala ümitli olabilir miyiz?” sorusuna dikkat çeken Yeneroğlu, Harbiyeli öğrencilerin herhangi bir “cehennemlik suç” işlemediklerini ifade etti.
Yeneroğlu, bu gençlerin sadece yanlış zamanda ve yanlış yerde bulunmak zorunda bırakıldıkları gerçeğini yok sayan adaletsiz bir yargılamanın bedelini tam 9 yıldır ödediklerini dile getirerek, yaşanan mahcubiyeti “başını öne eğmek” olarak nitelendirdi.
“TOPLUMUN VİCDANI BU BAKIŞLARDAN SORUMLUDUR”
Filozof Levinas’ın “Ötekinin yüzü beni sorumlu kılar” sözüne atıf yapan Yeneroğlu, bu üç genç kadının yüzündeki sitem ve çaresizliğin sadece kendisini değil, tüm toplumu ve “adalet” diyen herkesi sorumlu kıldığını belirtti.
“Mühürlü kalplerin ve suskun dillerin” bu zulümde payı olduğunu savunan Yeneroğlu, bu “anlamsızlığa” dur denilene kadar vicdanların rahat etmeyeceğini ifade etti.