Ahmet Altan son romanı ‘Zarlar’da, Mahmud Şevket Paşa Suikastı’nı anlatıyor

23 Kasım 2024

Ahmet Altan’ın 5 yıl boyunca tutulduğu Silivri Cezaevi’nde yazdığı üçüncü romanı ‘Zarlar’, Fransızca’dan sonra Türkçe olarak yayımlandı.

Everest Yayınları’ndan çıkan Zarlar’da, Ahmet Altan, İttihatçıların önde gelen isimlerinden, Hareket Ordusu komutanı Sadrazam Mahmud Şevket Paşa’nın 1913 yılında uğradığı suikasti merkeze alıyor.

II. Abdülhamid’i anlattığı “Kılıç Yarası Gibi”, 31 Mart İsyanı’nı anlattığı “İsyan Günlerinde Aşk” ve II. Abdülhamid’in tahttan düşmesinden sonraki dönemlerde geçen “Ölmek Kolaydır Sevmekten” romanlarından sonra Ahmet Altan, yeniden Osmanlı son dönemine dönmüş oldu.

11 Haziran 1913 günü Sadrazam ve Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa; Harbiye Nezareti’ndeki çalışmalarını bitirdikten sonra yaverleri ve şoförüyle beraber Babıali‟ ye gitmek için tramvay yoluna geldiği sırada otomobil içinde, Bayezid’da bir suikast sonucu öldürülmüştü.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Sonraki

Irak Dışişleri Bakanı: İsrail’in Irak’a saldırı tehdidi ciddi ve büyük

Önceki

Türkiye’de yazılı basın öldü mü?

Latest from Blog

Devasa bir armada İran’a ilerliyor

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a doğru “devasa bir armadanın ilerlediğini” belirterek, Tahran yönetimini anlaşma yapmaları aksi halde “daha kötü bir saldırı yapılacağı” konusunda uyardı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Devasa bir

Afganistan’da kölelik geri geliyor!

Afganistan’da Taliban yönetimi, uygulayacağı yeni ceza kanunu ile köleliği geri getirirken, kız çocuklarına eğitimi yasaklıyor. Ülke sınıflara bölünürken, sınıfa göre cezalar uygulanacak.Afganistan’da Taliban yönetimi ülkede uygulanacak yeni ceza usullerini açıkladı. Düzenlemeler, ceza
GitYukarı

Don't Miss

Ahmet Altan’ın eşi Gülnur Altan hayatını kaybetti

Yazar Ahmet Altan’ın bir süredir sağlık sorunları yaşayan eşi Gülnur

Ahmet Altan: Korktuğun için konuşmuyorsan kendine bir hapishane yapmışsın demektir, oradan seni kimse kurtaramaz!

“Hukuksuzluk rutubet gibidir; odanın bir köşesinde başlıyorsa, sen ona ‘ben