Kılıçdaroğlu’ndan hakkında açılan davayla ilgili ilk açıklama!

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na 2,5 yıldan 3,5 yıla kadar hapis ve TCK 53 kapsamında ‘siyasi yasak’ istemiyle dava açıldı. Kılıçdaroğlu, ilk açıklamasında Erdoğan’ı işaret ederek “Yargı bağımsız değil dolayısıyla saraydan aldıkları talimata göre yargı harekete geçer” ifadelerini kullandı.

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında MHP milletvekillerinin şikayetiyle dava açıldı. Kılıçdaroğlu’na ‘suç ve suçluyu zincirleme şekilde övme’ suçlaması yöneltildi.

İddianame ağır ceza mahkemesi tarafından kabul edilirken Kılıçdaroğlu için 2,5 yıldan 3,5 yıla kadar hapis ve TCK 53 kapsamında ‘siyasi yasak’ istendi.

Gerçek Gündem’den Seyhan Avşar’ın haberine göre, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, Feti Yıldız ve İsmail Faruk Aksu’nun Şubat 2022 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdikleri dilekçeyle başlayan dava Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığı kalkınca işleme konuldu.

KILIÇDAROĞLU: YARGI ERDOĞAN’IN KONTROLÜNDE
Dava sonrası açıklamalarda bulunan Kemal Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

“Bunlar, Benim konuşmalarımın kimi rahatsız ettiği daha iyi ortaya koyuyor. Yargı Erdoğan’ın kontrolünde, benim değil. Yargı bağımsız değil dolayısıyla saraydan aldıkları talimata göre yargı harekete geçer.”

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Sonraki

Tuncay Özkan’ın Derdi Ne?

Önceki

AKP iktidarının ihaleleriyle servetlerine servet kattılar: Yıllardır vergi vermedikleri ortaya çıktı!

Latest from Blog

“Kürtleri koruma yasa tasarısı” ABD kongresine sunuldu!

ABD’li senatörler Lindsey Graham (Cumhuriyetçi) ve Richard Blumenthal (Demokrat), Suriye hükümet güçlerinin Kürtlerin öncülüğündeki Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) yönelik “tekrarlanan saldırılarına” yanıt olarak “Kürtleri Koruma Yasası” (Save the Kurds Act) adlı bir

Arınç’tan ‘umut hakkı ve siyasi suçlara af’ çağrısı

Eski Meclis Başkanı ve AK Parti’nin kurucularından Bülent Arınç, “umut hakkı ve siyasi suçlar için af” dahil tüm seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Arınç, Kürtlere yönelik “aşağılayıcı ve düşmanca bir dil” kullanılmasını doğru
GitYukarı