Dünya Kupası’nda tarihi rezalet: Propaganda yapmaktan gol atmayı unutanlar

20 Haziran 2026

Propaganda kliplerinde aslan kesilip sahada gol atmayı unutan milliler, 24 yıl sonra gittiği Dünya Kupası’na tarihi bir fiyaskoyla veda etti.

24 yıl aradan sonra büyük bir gururla, “altın jenerasyon” çığlıklarıyla gittiğimiz 2026 Dünya Kupası maceramız, sadece iki maç sonunda kapkara bir fiyaskoyla noktalandı.

Avustralya mağlubiyetinin ardından, San Francisco’da karşılaştığımız Paraguay’a da 1-0 yenilerek bitime bir maç kala resmen bavulları topladık.

Skor tabelasındaki 1-0’lık yenilgi, sahada yaşanan rezaletin büyüklüğünü örtmeye yetmiyor. Karşımızda tüm maç boyunca topla oynama oranı yüzde 18’de kalmış, üstelik ikinci yarının tamamını 10 kişi oynamış bir Paraguay vardı.

İngiliz basınının (BBC) Opta verilerine dayanarak aktardığı istatistik tam bir ibret vesikası: Türkiye, turnuva tarihinde (1966’dan beri) iki maçta gol atamadan en çok şut çeken (62 şut) takım olarak tarihe geçti!

Dünyanın en ünlü gazeteleri Marca, Tuttosport, L’Equipe “Yıkılan Hayaller”, “Büyük Felaket” manşetleriyle bu dramı konuşuyor. Real Madrid’li Arda Güler, Juventus’lu Kenan Yıldız, Serie A patentli Kaptan Hakan Çalhanoğlu… Kadro kağıt üstünde yıldızlar geçidi ama sahada kocaman bir “sıfır”.

Peki, bu noktaya nasıl gelindi? Sorunun cevabı sahada değil, turnuva öncesinde milli takımın içine itildiği o malum girdapta gizli.

SAHADA TAKTİK YOK, SARAY’A YARANMA YARIŞI ÇOK!

Biz bu turnuvaya futbol oynamaya mı gittik, yoksa bir siyasi partinin seçim ve propaganda aygıtı olmaya mı? Daha ilk düdük çalmadan, TFF’nin ve milli takımın resmi hesaplarından AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı tarafından hazırlanan klipler paylaşıldı.

Federasyon başkanından teknik heyete, futbolculardan malzemeciye kadar herkes, asıl işi olan sahaya odaklanmak yerine siyasi iktidara şükran duaları etme, kliplerde boy gösterme yarışına girdi.

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin milli takımı, tüm ülkenin ortak paydası olması gerekirken, açıkça AKP’nin propaganda aracı haline getirildi.

Sahada Paraguay ceza sahasına pasaportsuz girmeme yemini etmiş gibi ruhsuzca dolanan o “Bizim Çocuklar”, ne yazık ki reklam filmlerinde aslan kesilirken yeşil sahada adeta kediye döndü.

Takım o kadar siyasallaştırıldı, o kadar kutuplaştırıldı ki, bugün elendiğimizde Türk halkı kahrolup ağlamak yerine derin bir nefes aldı.

İnsanlar artık bu takımı “Milletin Takımı” olarak görmüyor; bir partinin arka bahçesi olarak görüyor. İşte bu yüzden bu eleniş can yakmıyor, sadece tiksinti veriyor.

“MÜCADELE ETTİK” MASALI VE MONTELLA’NIN KAÇINILMAZ SONU

Maçtan sonra soyunma odasından çıkan Merih Demiral, “Çok mücadele ettik, şanssızdık, Montella bizi tebrik etti” masalları anlatıyor.

Yahu el insaf! Karşındaki takım 45 dakika boyunca bir kişi eksik oynamış, iki direğe çarpan topun dışında kaleyi bulan doğru düzgün şutun yok, organize bir atak yok, Paraguay 10 kişi olmasına rağmen senden çok daha net pozisyon buluyor; siz hala “mücadele tebriği” alıyorsunuz.

İtalyan medyasının (Mediaset) da yazdığı gibi, Vincenzo Montella için yolun sonu göründü. Turnuva öncesi takımı bir futbol kulübü gibi değil, siyasi ajans gibi yöneten, taktiksel olarak hiçbir varlık gösteremeyen İtalyan teknik adam, grubun son maçı olan ABD karşılaşmasının ardından ya istifa edecek ya da arkasına bakmadan gönderilecek.

Tarihin en kolay kuralarından birinde Avustralya ve Paraguay’a tek bir gol bile atamadan turnuvaya veda etmek, Türk futbol tarihinin en büyük kara lekelerinden biridir.

Formanın rengini kendi elleriyle siyasi partiye boyayanlar, bu ülkenin insanındaki o saf milli heyecanı bile kuruttular.

Şimdi turnuvayı erken bitirip Bodrum ve Çeşme sahillerinde yapacağınız yaz tatili planlarına dönebilirsiniz beyler. Nasıl olsa hazırladığınız o reklam marşlarını plajda kendi kendinize dinler, gol atmayı neden unuttuğunuzu düşünürsünüz!

Previous Story

‘Yalvarma’ polemiği kızıştı: Trump, Meloni’ye yine saldırdı

Next Story

Reza Zarrab’ın cezası 14 Temmuz’da açıklanacak

Latest from Same Tags