Bay Kemal’in ‘fetö’ söyleminin şifreleri: İşareti almış…

31 Mayıs 2026
Kemal Kılıçdaroğlu

Belli ki Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’e yönelik yeni operasyonun ‘işareti’ alınmış, ona göre söylem üretilmiş, hatta konuşma metninin ‘nasıl olacağına’ dahi karar verilmiş. Tutar mı? Bazı parametrelere bağlı. Ancak sonuç ne olursa olsun, Kemal Kılıçdaroğlu’nun rejime teslim olduğunun en net kanıtı ‘fetö’ söylemine sarılışındaki hararette gizli…

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Saray destekli yargı kararıyla geri döndüğü CHP Genel Merkezi’nde sarf ettiği ‘fetö’ ifadeleri, laf olsun diye söylenmiş değil. 10 yıldır her kapıyı sonuna kadar açan rejim söyleminin en üst perdeden sahiplenilmesi boşuna değil. Belli ki Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’e yönelik yeni operasyonun ‘işareti’ alınmış, ona göre söylem üretilmiş, hatta konuşma metninin ‘nasıl olacağının’ dahi karar verilmiş.

Öyle ya, arkana rejimin yargısını, senden yıllarca esirgenen bir ilgiyle sözlerini canlı yayınlayan onlarca yandaş medya kanalını almışken rejim dilini kullanmamak saflık olurdu. Bu söylem Bay Kemal’e hiç beklemediği ölçüde bir ‘meşruiyet’ kazandırıyor, hem de partideki güç mücadelesinde yeni yeni cepheler açma fırsatı veriyor.

Kılıçdaroğlu, yargı zoruyla oturtulduğu koltuğa kavuşmanın heyecanıyla rejimin hoşuna gidecek eylem ve söylemi dünden kabullenmiş görünüyor. Kendisine o koltuğu bahşedenler, karşılığında 19 Mart darbesini, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını dahi atlatıp boşa çıkaran Özgür Özel ve yönetimini olabilecek en ahlaksız söylemle hedef alıyor. İkide bir ‘ahlak’ vurgusu yapan Bay Kemal’in 10 yıldır ülkedeki her pisliğin üzeri örtülürken kullanılan ‘fetö’ söylemine sarılması, denize düşenin yılana sarılması kadar berbat bir çelişki ve trajedi. Siyasi rakibini olabilecek en ahlaksız söylemle hedef alırken yaptığı ‘ahlak’ vurgusunun ucuz bir PR çalışması olduğundan da kuşku yok.

Saray’ın hoşuna gidecek laflar ederek sempatik olacağını varsayan Kemal Kılıçdaroğlu, ‘fetö’ konusu dahil onca yıl ana muhalefet partisi koltuğundayken yürüttüğü tüm politikaların çöp olduğunu da deklare etmiş oldu. Milyonlarca insanın ‘terörist’ ilan edilip, her türlü hukuksuzluğun meşrulaştırıldığı söylemi bu kadar canhıraş sahiplenmenin anlamı, bugüne kadar yürüttüğü siyasetin rejimin emrinde ve ‘kontrollü muhalefet’ parantezinde olduğunun kabulüdür.

İMAMOĞLU VE ÖZEL’E ‘FETÖ’ OPERASYONU MU GELİYOR?

Kemal Kılıçdaroğlu’nun hançeresini yırtarcasına sahiplenip kullandığı ‘fetö’ söyleminin iktidar yandaşı sosyal medya trolleri, gazeteciler ve siyasetçiler tarafından heyecanla karşılanıp alkışlanmasının şiddetine bakılırsa, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’i çok yakında bir ‘fetö’ torbası içinde görmemiz mümkün. Belli ki Bay Kemal, tıpkı mutlak butlan kararını önceden aldığı gibi, ‘fetö’ operasyonunun işaretini de çoktan almış. ‘Ne olacağını’ az çok kestirdiği yeni bir döneme girilmesinin verdiği şevkle, belki de planı erkenden deşifre etme pahasına bağırıp duruyor ‘fetö’ diye.

19 Mart 2015’te başlayıp Ekrem İmamoğlu’nun hapse gönderildiği sürecin başından bugüne vatandaşı ikna edemeyen Saray rejimi, itirafçıların mahkemedeki savunmalarıyla çöken ‘yolsuzluk’ algısını da toparlayamamıştı. Dışarıda da Özgür Özel, hem yaptığı mitingler hem de muhalefet tarzı ile CHP’nin dağılmasını önlemiş, kurduğu söylemle ahlaki üstünlüğü de ele geçirmişti.

Operasyonlardan istediğini alamayan rejimin, taktik değiştirerek partiyi kontrolü altına almak için Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibini devreye soktuğu anlaşılıyor. Parti içi kırılma nedeniyle hem iki yıldır çözülmeyen CHP direnci kırılacak hem de ‘Bakın kendileri söylüyor’ argümanıyla rejimin tezlerine yeni bir dayanak noktası bulunacak. Amaç belli.

‘Fetö’ etiketinin Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’e yapışmayacağını biliyoruz ancak rejimin yapabileceklerinin sınırını bildiğimiz için az çok neyle karşılaşacağımızı da tahmin edebiliyoruz. Ağır bir medya bombardımanı sonrası yapılacak hızlı ve ani bir operasyonla Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu bir anda ‘terör’den soruşturulacak, haklarında dava açılacak, güdümlü yargı eliyle de hızlı bir yargılama sonrası ‘siyasi yasaklı’ hâle getirilecek. Bu senaryonun bir fantezi olmadığını Kürt siyasetçilere yapılanlardan bildiğimiz gibi, 10 yıldır sürdürülen ‘fetö’ soruşturmalarının mahiyetine de vakıfız.

BU PLAN TUTAR MI?

Görünen o ki Saray rejimi, kılçıksız muhalefet arayışında gözünü karartmış. Kemal Kılıçdaroğlu gibi daha önce ‘devlete bağlılık’ konusunda epey şaşkınlık yaratan kararlara da imza atan figürleri kullanmakta da beis görmüyor. Kullanışlı siyasi düşkünler eliyle ülkeyi ‘anayasasızlaştırdığı’ gibi ‘ana muhalefetsizleştirmek’ de istiyor.

Peki, bu plan tutar mı? Özgür Özel ve seçilmiş CHP’lilerin tavrına bağlı. Mücadeleyi bırakmadan, tüm tehditlere rağmen sokağı bırakmadan, halka yaslanarak üzerlerine gelen devasa kütleyi savuşturabilirler. Bugünkü ‘bayramlaşma’ programında Mansur Yavaş’ın, Özgür Özel’in yanında durması, birlikte kol kola Anıtkabir’e yürümeleri planı akamete uğratacak ilk ve en önemli hamlelerden biri. Saray aparatlarının Mansur Yavaş’ın bu tavrı için uğradıkları hayal kırıklığının boyutu, planın Yavaş’la ilgili kısmının çöktüğünü gösteriyor. Planın geri kalan bölümlerinin başarısı ya da başarısızlığı ise Özgür Özel’in (ve elbette Ekrem İmamoğlu’nun) liderliklerine bağlı.

Sonuç ne olursa olsun, Kemal Kılıçdaroğlu’nun rejime teslim olduğunun en net kanıtı ‘fetö’ söylemine sarılışındaki hararette gizli…

Previous Story

Arda Güler Şampiyonlar Ligi’nin en İyi çıkış yapan oyuncusu

Next Story

Erdoğan’ın gücünü artırırken yaptıkları Ekonomiyi nasıl etkiliyor?

Latest from Same Tags

Özgür Özel Güvenpark'ta çok büyük bir kalabalığa hitab etti.

Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na FETÖ cevabı…

30 Mayıs 2026
Kemal Kılıçdaroğlu bugün yaptığı açıklamada “Arkamızdan sinsice sızan ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizden özür diliyorum” ifadesini kullandı. Özgür