Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e duyulan güven ve verilen destek, savaşın beşinci yılında son yılların en düşük seviyesine geriledi.
Devlete bağlı Rusya Kamuoyu Araştırma Merkezi (VTsIOM) tarafından 24 Nisan 2026’da yayımlanan verilere göre, Putin’in onay oranı %65,6’ya düştü. Bu rakam, Şubat 2022’de Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalin başlangıcından bu yana görülen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.
VTsIOM’un aynı dönemde yaptığı ankete göre, Putin’i “kesinlikle” veya “büyük ölçüde” onaylayanların oranı mart ayındaki %73,3 seviyesinden nisanda %65,6’ya gerilerken, Putin’e güvenenlerin oranı ise %71 oldu. Devlet Başkanı’na güvenmediğini beyan edenlerin oranı ise 7 haftadır süren düşüş trendinin bir parçası olarak %24,1’e kadar yükseldi.
Farklı Anketler, Farklı Sonuçlar
Putin’in gerçek popülaritesi konusunda farklı araştırma kuruluşları arasında ciddi tutarsızlıklar göze çarpıyor.
Rakip bir devlet kurumu olan Kamuoyu Vakfı (FOM), 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında yaptığı araştırmada çok daha yüksek oranlar tespit etti. FOM’un verilerine göre katılımcıların %75’i Putin’in çalışmalarını olumlu bulurken, güven düzeyi %74 olarak ölçüldü.
Rusya’nın önde gelen bağımsız anket kuruluşu Levada Merkezi ise bu iki devlet kurumu arasında bir yerde konumlanarak, nisan ayında Putin’in onay oranını %79 olarak açıkladı. Levada ayrıca bu oranın son altı aydır istikrarlı bir şekilde düşüşte olduğunu vurguladı.
Anket Metodolojisinde Tartışmalı Değişiklik
VTsIOM, 15 Mayıs 2026’da yayımladığı ve 4-10 Mayıs dönemini kapsayan yeni anketinde, Putin’in onay oranının %66,8’e, güven oranının ise %72,1’e yükseldiğini duyurdu. Ancak bu artışın temelinde tartışmalı bir değişiklik yatıyordu.
VTsIOM, mayıs ayı itibarıyla telefon anketlerine ek olarak “yüzyüze apartman anketlerini” de metodolojisine dahil etti. Merkez, bu değişikliğin gerekçesi olarak iletişim kısıtlamalarını, spam filtrelerini ve telefon dolandırıcılığını göstererek, bu sorunların özellikle yaşlı ve aktif seçmen kitlesine ulaşmayı zorlaştırdığını öne sürdü.
Bağımsız medya kuruluşu Meduza, bu değişikliği “rekor düşüşün ardından reytingleri kurtarmak için yapılmış bir hamle” olarak nitelendirirken, Kremlinsitesi ‘kaynaklara’ dayandırdığı haberinde, hükümete yakın medya kuruluşlarına FOM anketlerini kullanmaları veya reyting verileri hakkında haber yapmaktan kaçınmaları tavsiyesinde bulunulduğunu iddia etti.
Düşüşün Ardındaki Sebepler
Uzmanlar, Putin’in popülaritesindeki erozyonun ardında üç ana faktör olduğunda hemfikir:
** Sıkılaşan İnternet Kontrolleri:** Kremlin’in Mart ayında Telegram, YouTube ve Facebook gibi platformları kısıtlaması ve “egemen internet” uygulamaları, halk arasında ciddi bir memnuniyetsizlik yarattı. Yetkililer bu hamleleri güvenlik gerekçesiyle savunsa da, siyasi analistlere göre bu durum halkın günlük yaşamını doğrudan etkileyerek tepkiye yol açtı.
** Ekonomik Zorluklar:** Savaşın beşinci yılına girilmesiyle birlikte Rus ekonomisinin yavaşlaması ve vatandaşların artan yaşam maliyetleri, desteğin azalmasında bir diğer önemli faktör olarak öne çıkıyor.
** Savaş Yorgunluğu:** Çatışmaların beklenenden uzun sürmesi ve cephedeki belirsizlikler, toplumda yıpranmaya yol açıyor.
Mutluluk Endeksi de 15 Yılın En Düşüğünde
Putin’in azalan popülaritesine paralel olarak, VTsIOM’un ölçtüğü mutluluk endeksi de nisan ayında 52 puana gerileyerek Eylül 2011’den bu yana en düşük seviyesini gördü. Endeksin yükselmesi için gerekli olan şartları VTsIOM direktörü Valeriy Fyodorov şöyle özetlemişti: “Yeterli gelir, istikrarlı aile hayatı ve iyi sağlık.”
Bağımsız haber sitesi Agentstvo’ya göre, mutluluğun azalmasının en belirgin olduğu grup, “muhalif medya takip eden ve Putin’in performansından memnun olmayanlar” arasında görülüyor.
Kremlin’de Artan Endişe
Popülaritedeki bu düşüş, özellikle Eylül 2026’da yapılması planlanan parlamento seçimleri öncesinde Kremlin yönetiminde endişelere yol açıyor.
Bağımsız siyasi analistler, Putin’in düşen desteğinin rejimi giderek daha fazla güvenlik güçlerine dayanmaya itebileceği uyarısında bulunuyor. Deutsche Welle’ye konuşan siyaset bilimci Abbas Gallyamov, “Putin’in gerçek destek oranlarının açıklanan rakamlardan daha düşük olabileceğini” ve bu durumun rejim için uzun vadeli bir istikrarsızlık riski taşıdığını ifade etti.