The Wall Street Journal’ın (WSJ) kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Beyaz Saray, İran’a karşı yürütülen askeri operasyonda yeterince yardımcı olmadığını düşündüğü bazı NATO müttefiklerini “cezalandırmayı” planlıyor. Plan kapsamında, ABD askerlerinin bu ülkelerden çekilerek, operasyona daha fazla destek veren diğer ülkelere konuşlandırılması öngörülüyor.
‘Yetersiz Destek’ Nedeniyle Yeniden Konuşlandırma
WSJ’nin haberine göre, son birkaç hafta içinde şekillenen plan henüz erken aşamada ancak Trump yönetimindeki üst düzey yetkililerden destek alıyor. Planın detayları net olmamakla birlikte, ABD’nin halihazırda Avrupa’da konuşlu bulunan yaklaşık 84 bin askerinin bazı ülkelerden çekilerek, operasyona daha fazla katkı sağlayan müttefiklerin topraklarına kaydırılması hedefleniyor.
Gazete, ABD’nin İran operasyonu sırasında özellikle Almanya, İtalya ve Fransa ile yaşanan sürtüşmelere dikkat çekiyor:
- Almanya: Washington yönetimi, Berlin’in İran savaşına yönelik eleştirilerinden duyduğu memnuniyetsizliği dile getirdi.
- İtalya: İtalya’nın, Sicilya’daki hava üssünü Amerikan bombardıman uçaklarına açmayı reddetmesi tepki çekti.
- Fransa: Paris yönetimi, üslerinin kullanımına yalnızca İran’a yönelik saldırılara katılmayan uçaklar için izin verdi.
Avrupa’daki Askeri Varlık ve Stratejik Önem
Haberde, Avrupa’da konuşlu Amerikan askeri varlığının boyutuna da dikkat çekiliyor. Halihazırda kıtada yaklaşık 84 bin ABD askeri bulunuyor. Gazeteye göre, özellikle Doğu Avrupa’daki üsler, Rusya’ya karşı ‘caydırıcılık’ işlevi görüyor. Olası bir asker çekme kararının, bu caydırıcılığı zayıflatabileceği ve ittifak içinde derin bir güven bunalımına yol açabileceği belirtiliyor.
Beyaz Saray’dan Yorum Yok
Planla ilgili olarak Beyaz Saray’dan herhangi bir açıklama yapılmazken, WSJ’nin ulaştığı yetkililer konuyu yorumlamayı reddetti. Bu gelişme, Trump’ın daha önce NATO’nun yükümlülüklerini yerine getirmediğini düşündüğü üyeleri “cezalandırma” yönündeki açıklamalarını somut bir adıma dönüştürme ihtimalini güçlendiriyor.
Bu hamlenin, NATO’nun birlik ve beraberlik prensibine ciddi bir darbe vuracağı ve ittifakın geleceğine ilişkin soru işaretlerini artıracağı yorumları yapılıyor.