NASA’da görev yapan bilim insanı Serkan Gölge, ABD Kongresi’nde Türkiye’deki zulmü anlattı. Gölge, “Hukuk, iktidarın muhalifleri susturma aracına dönüştürüldü” dedi.
ABD Temsilciler Meclisi İnsan Hakları Komisyonu’nda düzenlenen oturumda, Türkiye’de son yıllarda derinleşen hukuk ve demokrasi krizi ele alındı.
Oturumun en dikkat çeken tanıklarından biri ise NASA’da kıdemli araştırma bilim insanı olarak görev yapan Serkan Gölge oldu.
TR24’te yer alan habere göre, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ailesini ziyaret etmek için Türkiye’ye giden Gölge, havalimanında gözaltına alınmasının ardından başlayan süreci “hukukun tamamen siyasallaştığı bir dönemin özeti” olarak tanımladı.
“DELİL YERİNE İKTİDARIN OLUŞTURDUĞU PROFİLLER KULLANILDI”
Kongre üyelerine yaşadıklarını anlatan Gölge, hakkında ortaya konulan suçlamaların hukuk devletiyle bağdaşmadığını söyledi.
Fatih Üniversitesi mezunu olması, Bank Asya’da hesabının bulunması, akrabalarıyla telefon görüşmeleri yapması ve cüzdanında 1 dolarlık banknot taşımasının “terör örgütü üyeliği” için delil sayıldığını belirten Gölge, Türkiye’de binlerce insanın benzer yöntemlerle kriminalize edildiğini ifade etti.
“Ben sıradan bir bilim insanıydım. Ancak iktidarın oluşturduğu suçlu profiline uyduğunuz anda masumiyetinizin hiçbir önemi kalmıyor” diyen Gölge, yargının bağımsızlığını kaybettiğini ve davaların siyasi talimatlarla şekillendiğini savundu.
“HUKUK GÖRÜNÜMÜ ALTINDA KOLEKTİF CEZALANDIRMA”
Yaklaşık üç yıl cezaevinde kalan Gölge, tutukluluk sürecinde ağır tecrit uygulamalarına maruz kaldığını, bilimsel yayınlara erişiminin engellendiğini ve mahkemelerde gerçek deliller yerine sonradan üretilmiş suçlamalarla karşı karşıya bırakıldığını söyledi.
Türkiye’de darbe girişiminin ardından yürütülen soruşturmaların gerçek failleri ortaya çıkarmaktan çok, geniş toplum kesimlerini sindirmeyi hedeflediğini belirten Gölge, “Hukuk sistemi bir adalet mekanizması olmaktan çıkarıldı; korku üretme aracına dönüştürüldü” ifadelerini kullandı.
Gölge, konuşmasının en çarpıcı bölümünde ailesinin yaşadığı mağduriyeti anlattı. Eşi ve çocuklarına yurt dışı yasağı getirildiğini belirten Gölge, küçük çocuklarının kendisini cezaevi camının arkasından görmek zorunda kaldığını söyledi.
Tahliye sürecinin dahi hukuki değil siyasi pazarlıkların sonucu olduğunu ima eden Gölge, 2019 yılında dönemin ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen görüşmenin ardından serbest bırakıldığını hatırlattı.
“BENİM HİKÂYEM İSTİSNA DEĞİL”
Serkan Gölge, yaşadıklarının münferit bir olay olmadığını vurgulayarak Türkiye’de on binlerce insanın benzer gerekçelerle cezaevine gönderildiğini söyledi.
“Gerçek darbe sorumlularının ortaya çıkarılması gerekirken, iktidar toplumsal bir tasfiye süreci yürüttü” diyen Gölge, hukuk devletinin temel ilkelerinin sistematik biçimde aşındırıldığını ifade etti.
Oturumda konuşan Ortadoğu uzmanları Michael Rubin ve Henri Barkey de Türkiye’de yargı bağımsızlığının ciddi biçimde erozyona uğradığını belirtti.
Uzmanlar, muhalif siyasetçilere yönelik baskıların arttığını ve özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen süreçlerin yeni bir siyasi baskı döneminin işareti olduğunu dile getirdi.
Komisyonda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’de yargının giderek yürütmenin kontrolüne girdiği ve demokratik kurumların işlevsizleştiği yönündeki kaygılar öne çıktı.