AKP’nin kurucularından Hüseyin Çelik, Erdoğan sonrası parti tartışmalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “Terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili de konuşan Çelik, süreçteki aktörlere güvenmediğini belirterek, “1,5 yıl oldu hala gözle görülür bir şey yok” dedi.
AK Parti’nin kurucularından eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, gazeteci Nursel Dilek Manavbaşı’na yaptığı açıklamalarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sonrası AK Parti’nin geleceğinden çözüm sürecine kadar birçok konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Karizmatik liderlerin ardından partilerin ayakta kalmasının zor olduğunu savunan Çelik, “AK Parti’de Tayyip Bey’den sonra kim olur sorusuyla ilgilenmiyorum. Karizmatik liderlerin ayrılmasından sonra partilerin yaşama şansı yoktur” dedi.
Bilal Erdoğan ve Selçuk Bayraktar’ın isimlerinin gündeme gelmesine ilişkin konuşan Çelik, “İpler gerilmeden kimin ne kadar iyi cambaz olduğunu bilemezsiniz” ifadelerini kullandı. Adalet Partisi ve Doğru Yol Partisi örneklerini veren Çelik, liderlerin kendilerinden sonra gelebilecek isimlerin önünü açması gerektiğini söyledi.
“AKTÖRLERE GÜVENMİYORUM”
Çelik’in açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri ise çözüm süreci ve “Terörsüz Türkiye” tartışmaları oldu. Sürecin henüz kalıcı bir çözüme ulaşmadığını belirten Çelik, komisyon çalışmalarını “kız isteme faslına” benzetti.
“Komisyonun çalışmaları, dinlemeler kısmı kız isteme faslı gibiydi. Kız istemeye giderken çikolatalar, çiçek buketleri havada uçuşur. Esas problem kaynanalar alışverişe çıktığı zaman ortaya çıkar. Şu anda kaynanalar alışverişe çıkmaya başladı ve arızalar baş gösterdi” diyen Çelik, sürecin hassas bir aşamada olduğunu ifade etti.
Sürecin başarıya ulaşmasını istediğini ancak aktörlere güvenmediğini söyleyen Çelik, “Ben aktörlere güvenmiyorum. Ama bunun başarılı olmasını istiyorum. İnşallah ben yanılırım ve çok güzel bir şey çıkar ortaya” dedi.
“İÇ BÜNYEYİ GÜÇLENDİRMEK GEREKİYOR”
Çelik, “iç cepheyi güçlendirme” söylemini de eleştirerek, “Ben oldum olası cephe kelimesinden hoşlanmadım. İç bünyeyi güçlendirmek daha doğrudur” dedi.
Toplumdaki tüm kesimlerin memnun edilmesi gerektiğini savunan Çelik, “Aleviyi de Sünniyi de Kürdü de Kemalist’i de gayrimüslimi de Müslümanı da memnun etmek gerekiyor. Gerçek anlamda hukuk devleti ve demokrasi olmadan bu sağlanamaz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de geçmişte başörtülü kesimlerin kendini dışlanmış hissettiğini, bugün ise başka kesimlerin benzer duygular yaşadığını belirten Çelik, “Türkler Kürtlerin, Kürtler Türklerin, Aleviler Sünnilerin, Sünniler Alevilerin haklarını savunmadıkça gerçek bir demokrasiden bahsedemeyiz” dedi.
“BAŞKANLIK SİSTEMİYLE HER ŞEY DAHA KÖTÜYE GİTTİ”
AK Parti’nin kuruluş sürecinde aktif rol aldığını hatırlatan Çelik, partinin özellikle 2002-2007 döneminde başarılı olduğunu savundu. 2012’deki Gezi olaylarının ardından Türkiye’nin özgürlükleri güvenlikçi politikalara feda ettiğini ifade eden Çelik, “2019’daki Türk tipi başkanlık sisteminden sonra her şey çok daha kötüye gitmeye başladı” dedi.
Ekonomi, hukuk, eğitim ve sağlık alanlarında Türkiye’nin kötüye gittiğini söyleyen Çelik, “Demek ki bu sistem işe yaramamıştır. Güçlendirilmiş parlamenter sistem Türkiye’nin derdine devadır” ifadelerini kullandı.