Türkiye’de KHK ile ihraç edilenlerin yaşadığı sosyal ve ekonomik zorluklar, son bir ayda yaşanan 7 trajik ölümle yeniden gündeme geldi.
Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile mesleklerinden ihraç edilen ve hukuk mücadelesi veren kesimlerde “sosyal ölüm” olarak adlandırılan süreç, ağır yaşam kayıplarıyla devam ediyor.
Mart ve Nisan aylarının ilk günlerini kapsayan kısa bir zaman diliminde, farklı meslek gruplarından 7 KHK’lı ismin hayatını kaybetmesi, bu süreçteki insani dramın boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
FARKLI HİKÂYELER, ORTAK İDDİA: MAĞDURİYET
Hayatını kaybedenler arasında öğretmenler, polis memurları ve din görevlileri yer aldı. İddialara göre bazı isimler yaşadıkları ekonomik ve psikolojik zorlukların ardından hastalıklara yenik düşerken, bazıları ise geçim mücadelesi sırasında yaşanan kazalarda yaşamını yitirdi.
Hayatını kaybedenler arasında yer alan 35 yaşındaki edebiyat öğretmeni Güven Türkoğlu, ihraç edilmesinin ardından yaşadığı derin üzüntü ve stresin tetiklediği kanser hastalığına yenik düştü. Türkoğlu, bayramın ikinci gününde geride iki yetim çocuk ve eşini bırakarak hayata veda etti.
Hukuksuzluklara maruz kaldığı iddia edilen, cezaevi süreci sonrası beraat eden ancak görevine dönemeyen polis memuru Mustafa Tarımcı ise yaşadığı ağır psikolojik yükün ardından geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.
Tarımcı’nın vefatı, beraat etmelerine rağmen görevlerine iade edilmeyen binlerce kişinin yaşadığı belirsizliğin simgesi oldu.
EKMEK KAVGASINDA GELEN TRAJEDİ
İşinden ve aşından mahrum bırakılan KHK’lıların sivil hayatta ayakta kalma mücadelesi de zaman zaman kazalarla noktalanıyor.
Kuryelik yaparak geçimini sağlamaya çalışan ihraç polis memuru Özcan Hekim, motoruyla seyir halindeyken bir tırın altında kalarak can verdi.
Hekim’in ölümü, eğitimli ve uzman kadroların geçim derdi nedeniyle maruz kaldığı riskli çalışma koşullarını yeniden tartışmaya açtı.
Son bir ay içerisinde hayatını kaybeden gencecik babalar ve geride bıraktıkları hikayeler, kamuoyunda “vebal” tartışmalarını da beraberinde getirdi. İşte son bir ayın acı listesi:
Ömer Alaca (Cami İmamı) – 12 Mart
Talha Dalkıran (Din Kültürü Öğretmeni) – 18 Mart
Güven Türkoğlu (Edebiyat Öğretmeni) – 22 Mart
Ayhan Şimşek (Sınıf Öğretmeni) – 29 Mart
Kemal Çavdar (Hakim-Avukat) – 29 Mart
Özcan Hekim (Polis Memuru) – 1 Nisan
Mustafa Tarımcı (Polis Memuru) – 1 Nisan
SOSYAL VE HUKUKİ BİR YARA
Sivil toplum örgütleri ve hak savunucuları, KHK süreçlerinin sadece hukuki değil, derin sosyal yaralar açtığını vurguluyor.
Gencecik insanların hastalıklar, iş kazaları veya ani rahatsızlıklarla hayattan kopması, toplumsal barış ve adalet arayışındaki eksikliklerin bir sonucu olarak yorumlanıyor.
Her bir isim, yarım kalan bir hikayeyi ve geride kalan gözü yaşlı aileleri temsil ederken; kamuoyu, bu sessiz ölümlerin durdurulması için daha etkin bir adalet mekanizmasının işletilmesi gerektiğini dile getiriyor.