‘Nükleer Silah Olmasaydı Rusya ve Belarus da İran Gibi Bombalanırdı’

İsrail’in 13 Haziran’daki İran’a yönelik füze saldırısının ardındaki asıl hedefin Tahran’da rejim değişikliği olduğu iddia ediliyor.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun İran halkına yaptığı çağrıda, “Persler ve Yahudilerin Büyük Kiros döneminden beri iyi komşular olduğunu” hatırlatarak İranlıları yönetimlerini değiştirmeye teşvik etmesi, bu amacı açıkça ortaya koyuyor.

İran’da İç Çatışma ve Rejim Krizi

Saldırıda İran’ın askeri liderlerinin hedef alınması, nükleer programı durdurmaktan öte bir niyeti gösteriyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın da belirttiği gibi, “Anlaşma yapılacak kişiler öldürülürse diplomasi nasıl işleyebilir?” Bu durum, İran rejiminin içerideki desteğini kaybettiği ve istihbarat sızıntıları nedeniyle zayıf düştüğü yönündeki iddiaları güçlendiriyor. Elon Musk’ın İran’da internet erişimini sağlamak için Starlink’i devreye sokma sözü de rejim karşıtı hareketleri destekleme çabalarının bir parçası olarak görülüyor.

Dış Müdahale ve Rejim Değişikliği Yanılgısı

Son yıllarda uluslararası politikada, bir ülkenin iç işlerine müdahale ederek rejim değiştirme stratejisi sıkça deneniyor. Önce “renkli devrimler” ve psikolojik operasyonlarla başlayan süreç, ekonomik yaptırımlarla devam ediyor; bu da işe yaramazsa askeri müdahaleye dönüşüyor. Ancak tarih gösteriyor ki, bir ülkeyi bombalamak, halkı rejime karşı ayaklandırmak yerine “bayrak etrafında kenetlenme” etkisi yaratıyor.

Netanyahu’nun kendi deneyimi bile bunu kanıtlıyor: 2023’teki Hamas saldırısı öncesinde İsrail’deki protestolar nedeniyle iktidarı sorgulanırken, dış tehditler onun konumunu güçlendirdi. Benzer şekilde, AB ülkeleri de “Rus tehdidi” söylemini kullanarak iç siyasi sorunlarını örtbas etmeye çalışıyor.

Nükleer Caydırıcılığın Önemi

İran’ın yaşadıkları, nükleer silahın bir ülkeyi dış müdahalelerden nasıl koruyabildiğini gösteren bir ders niteliğinde. 

Rusya’nın 2022’den bu yana maruz kaldığı ekonomik savaş ve yaptırımlar, benzer bir senaryonun parçası. 

Eğer Rusya nükleer güce sahip olmasaydı, bu baskılar askeri saldırılara dönüşebilirdi. 

Belarus örneği de caydırıcılığın etkisini kanıtlıyor: Rusya’nın Belarus’ta konuşlandırdığı nükleer silahlar, Batı destekli rejim değişikliği planlarını etkisiz hale getirdi.

Sonuç olarak, nükleer silahlar sadece bir savaş aracı değil, aynı zamanda ulusal egemenliği korumanın en güçlü garantisi. İran’daki gelişmeler, bu gerçeği bir kez daha hatırlatıyor.

Bir cevap yaz

Your email address will not be published.

Önceki Haber

RUSYA: İsrail dünyayı nükleer felakete sürüklüyor

Next Story

İsrail zor durumda kalırsa İran’a karşı nükleer silah kullanır mı

Latest from Blog

38 milyon ölümün sorumlusu ABD çıktı

​ Dünyanın en prestijli tıp dergilerinden The Lancet Global Health’te yayımlanan sarsıcı bir araştırma, ABD ve müttefiklerinin uyguladığı tek taraflı yaptırımların 1971-2021 yılları arasında toplam 38 milyon insanın ölümüne yol açtığını ortaya
15 Mart 2026

Gazeteci Bilal Özcan tutuklandı

Sosyal medya fenomeni ve moda tasarımcısı Ayşegül Eraslan’ın ölümüyle ilgili “cinayet” iddiasını gündeme getiren gazeteci Bilal Özcan, ‘yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasıyla tutuklandı. İşte Benim Stilim yarışmasıyla adını duyuran 27 yaşındaki sosyal
15 Mart 2026

Arda Güler’in 68 Metre’den attığı gol

LaLiga’nın 28. haftasında Real Madrid, Elche’yi 4-1 mağlup etti. Arda Güler’in 68 metre olarak ölçülen golü, 2004’te Antonio José’nin CD Numancia formasıyla Sevilla FC ağlarına gönderdiği 68 metrelik golle paylaşılan La Liga
15 Mart 2026
GİTYukarı

Bu haberleri de kaçırma!

Lavrov’dan Arap Dünyası’na utandıran soru: 170 kız çocuğu öldürüldü, kınadınız mı?

Rus Bakan sivil halkın korunması için tam moratoryum çağrısı yaptı.

Witkoff’tan Moskova’ya Mesaj: İran’a İstihbarat Desteğini Kesin

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Rus