Today: 31 Mart 2026

BM Raportörü Albanese artık kredi kartı bile kullanamıyor

31 Mart 2026

Birleşmiş Milletler’in Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Gazze’deki savaşla ilgili sert raporları ve açıklamalarının ardından ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kaldı. Yaptırımlar, Albanese’nin finansal işlemlerini, seyahatini ve uluslararası bağlantılarını ciddi biçimde kısıtlıyor

Birleşmiş Milletler’in Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Temmuz 2025’te Slovenya’nın başkenti Ljubljana’da yaptığı bir konuşma sırasında ABD’nin kendisine yaptırım uyguladığını öğrendi.

Konuşmasında, aralarında Amerikan teknoloji, enerji ve savunma şirketlerinin de bulunduğu küresel aktörleri, Gazze’deki İsrail operasyonlarına dolaylı destek vermekle suçlamıştı. Albanese, Gazze’de yaşananları “soykırım” olarak nitelendiren ilk uluslararası yetkililerden biri oldu. Mart 2024 tarihli raporunda İsrail’i açık biçimde suçladı. Daha sonra bir BM komisyonu da benzer yönde değerlendirmelerde bulundu.

ABD yönetiminin aldığı karar, Albanese’nin ve ailesinin ABD finans sistemine erişimini kesti. Banka hesapları donduruldu, sigorta ödemeleri durduruldu, uluslararası ödeme sistemleri üzerinden yapılan işlemler engellendi. Albanese, Politico‘ya “finansal olarak dışlanmış biri” gibi yaşadığını belirtti. 

Sert yaptırımların arka planındaki mektuplar

ABD’nin yaptırım kararında belirleyici unsurun, Albanese’nin 2025’te 48 büyük şirket, üniversite ve finans kuruluşuna gönderdiği mektuplar olduğu belirtiliyor. Bu mektuplarda söz konusu kurumların İsrail ile iş yaparak “uluslararası suçlara ortak olabileceği” ifade edildi.

Alphabet, Lockheed Martin, BlackRock ve Chevron gibi şirketlerin de aralarında bulunduğu bu liste, Washington’da alarm yarattı. ABD’li yetkililere göre bir BM raportörünün Amerikan şirketlerini Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) sevk etmeye çağırması “alışılmadık ve tehditkâr” bir adım olarak değerlendirildi.

“Tam izolasyon” neyi kapsıyor? 

ABD’nin Albanese’e uyguladığı yaptırımlar, teknik olarak OFAC (Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi) rejimi kapsamında şekilleniyor ve çok katmanlı bir izolasyon yaratıyor. Bu yaptırımlar yalnızca doğrudan hukuki yasaklardan ibaret değil; küresel finans ve kurumsal ağlar üzerindeki “ikincil etki” (de-risking) yoluyla genişliyor.

İlk ve en belirleyici katman, finansal sistemden dışlama. Albanese’nin ABD finans sistemine erişimi tamamen kesilmiş durumda. Bu, yalnızca Amerikan bankalarıyla çalışamamak anlamına gelmiyor; doların küresel rezerv para olması nedeniyle uluslararası işlemlerin büyük kısmı zaten ABD finansal altyapısından geçtiği için, fiilen küresel bankacılık sisteminden de dışlanma anlamına geliyor. Sonuç olarak kredi kartı kullanımı, uluslararası para transferi ve dijital ödeme sistemleri pratikte imkânsız hale geliyor.

İkinci katman, varlıkların ve mülkiyetin bloke edilmesi. ABD’de bulunan ya da ABD finans sistemine temas eden tüm varlıklar “dondurulmuş” statüye giriyor. Bu kapsamda Albanese ailesinin Washington’daki evini satma girişimi OFAC tarafından engellendi. 

Üçüncü katman, seyahat ve yargı yetkisi kısıtları. Albanese ve ailesine ABD’ye giriş yasağı uygulanıyor. Bu, yalnızca fiziksel hareket kabiliyetini sınırlamakla kalmıyor; aynı zamanda ABD merkezli kurumlarla yüz yüze ya da uzaktan iş yapmayı da zorlaştırıyor. Eşinin Dünya Bankası’ndaki görevi açısından bu durum ciddi bir operasyonel sorun yaratıyor çünkü kurumun merkezi Washington’da bulunuyor. 

Dördüncü katman, kurumsal ve akademik izolasyon. ABD hukukuna tabi kurumlar, yaptırım listesinde yer alan kişilerle ilişki kuramıyor. Bu nedenle Georgetown Üniversitesi Albanese’nin kurumsal erişimlerini kapattı, Columbia Üniversitesi bağlantılı araştırma desteği riske girdi. 

Beşinci katman, günlük yaşamı etkileyen operasyonel kısıtlar. Yaptırımların teknik kapsamı geniş olduğu için otel rezervasyonlarından uçak bileti alımına kadar birçok işlem sekteye uğruyor. Küresel rezervasyon sistemleri ve ödeme ağları çoğunlukla ABD altyapısına bağlı olduğu için, Albanese adına yapılan işlemler iptal edilebiliyor. Sağlık sigortası ödemelerinin durması, finansal hizmetlerin kesilmesi ve dijital platformlara erişimin zorlaşması, yaptırımın doğrudan yaşam pratiğine yansıyan boyutunu oluşturuyor.

Son olarak, tüm bu katmanların birleşimi “tam spektrumlu finansal ve kurumsal izolasyon” yaratıyor. Resmî olarak hedef alınan kişi tek bir birey olsa da, yaptırımın etkisi ailesine, iş çevresine ve profesyonel ağlarına yayılıyor. Bu yönüyle uygulanan model, genellikle organize suç, terör finansmanı ya da devlet dışı aktörlere karşı kullanılan yaptırım mimarisiyle benzerlik gösteriyor. .

Hukuki mücadele başlıyor

Albanese’nin ailesi, yaptırımların ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle Washington’da dava açtı.

Dava, ABD’de bir federal mahkemede görülecek. Ancak ABD yönetimi, Albanese’nin yabancı bir vatandaş olduğu için Amerikan Anayasası’nın Birinci Değişikliği kapsamındaki korumalardan yararlanamayacağını savunuyor.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ofisi ise Albanese’nin görevini yürütürken dokunulmazlığa sahip olduğunu belirtiyor. Buna rağmen ABD’nin yaptırımları geri çekip çekmeyeceği belirsizliğini koruyor.

“Sesim tek silahım”

Albanese, kendisine yönelik adımları susturma girişimi olarak değerlendiriyor. Gazze’de yaşananları belgelemeye devam edeceğini söyleyen raportör, “Benim tek silahım sesim” diyor.

Yeni raporunda bu kez uluslararası medyanın Gazze’deki rolünü incelemeyi planlayan Albanese, geri adım atmayacağı mesajını veriyor.

Son Gelişmeler

Previous Story

Trump kendine destek vermeyen ülkeleri tehdit etti

Next Story

Doğu Perinçek: ‘Bizim uçağımızı İsrail indirdi’

Latest from Blog

Trump kendine destek vermeyen ülkeleri tehdit etti

Trump, “Kendi kendiniz için savaşmayı öğrenmek zorunda kalacaksınız; ABD artık size yardım etmek için orada olmayacak.” dedi. ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşta Hürmüz Boğazı konusunda destek vermeyen ülkelere
Go toTop

Don't Miss

İsrail’den Lübnan İçin “Gazze modeli” açıklaması

BMGK, öldürülen üç barış gücü askeri için acil toplantıya çağrılırken,

İsrail’de Filistinlilere İdam cezası kararı şampanya İle kutlandı

​ ​ İsrail Meclisi, Filistinli esirleri kapsayan idam cezası düzenlemesini