Eski TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ile eski TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras’ın yargılandığı davada karar çıktı. Turan ve Aras’a 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası verildi. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildi.
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) eski yöneticileri Orhan Turan ve Ömer Aras, genel kurul konuşmaları nedeniyle yargılandıkları davada “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamasından beraat etti.
Mahkeme, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan iki isme de 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası vererek hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
Mahkeme iki ismin 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına da hükmetti.
Turan ve Aras geçen yıl 20 Şubat’ta savcılıktaki ifadelerinin ardından mahkemeye sevk edilmiş; ardından yurt dışına çıkış yasağı konularak adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.
20 Mayıs’taki ilk duruşmada mahkeme heyeti, yurt dışı yasağı ve adli kontrol kararlarının kaldırılmasına hükmetmişti.
İş insanları, 13 Şubat’taki genel kurulda iktidara bazı eleştirilerde bulunmuştu.
Haklarında 5’er yıl 6’şar aya kadar hapis cezası isteniyordu.
“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ VURGULADIM”
Orhan Turan, eylül ayındaki duruşmada “Savunma yapmama neden olan konuşma gözlemlerim. Hiçbir somut davaya doğrudan değinmedim. Israrla hukukun üstünlüğünü vurguladım. Konuşmamda iş dünyasına ilişkin ekonomik aktarımlarda bulundum. Konuşmamda kesinlikle halkı yanıltıcı bir bilgi vermedim. Halkımızın arasında endişe korku ve panik meydana getirecek herhangi bir bilgi paylaşımı yapmadım” demişti.
“KANAATİMİ AÇIKLAMAM DERNEĞİN AMACINA AYKIRI DEĞİL”
Mehmet Ömer Arif Aras ise savunmasında “Genel kurula hitap ederek birçok konuya değindim. Konuların tümü ekonomi ile ilgili. Ekonomi ile hukuk arasında çok sıkı bir ilişki olduğu kabul görmüş bilimsel bir gerçekliktir. Bu nedenle kişisel kanaatimi açıklamış olmam derneğin amacına aykırı değildir. Konuşmamın yargıya konu edilen bölümü kişisel değerlendirmelerden ibarettir. Kötü bir niyeti asla barındırmamaktadır. Yargı görevi yapanı etkilemek amacıyla hareket etmediğim gibi toplumda endişe korku ve panik oluşmasını da kesinlikle amaçlamadım” ifadelerine yer vermişti.