ABD’nin İran’a yönelik saldırıları, Çin ile Rusya arasındaki stratejik yakınlaşmayı daha da güçlendiriyor. Bloomberg’in analizine göre, gelişmeler özellikle Pekin açısından enerji güvenliği meselesi olarak öne çıkıyor.
Haberde, Çin’in deniz yoluyla ithal ettiği petrolün yaklaşık %13,4’ünü İran’dan sağladığı belirtiliyor. Bu nedenle ABD’nin saldırıları, Çin’in enerji tedarik zinciri açısından ciddi riskler barındırıyor. Olası bir tırmanma, Çin ekonomisi için kritik önemdeki petrol akışını sekteye uğratabilir.
Gerginliğin artması üzerine Moskova ve Pekin’in eş zamanlı olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırdığı aktarıldı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi nezdindeki bu diplomatik hamle, iki ülkenin İran konusundaki koordinasyonunu ortaya koyuyor.
Bununla birlikte Bloomberg, Çin’in ABD ile İran meselesi nedeniyle sert bir çatışma rotasına girmesini beklemiyor. Bunun temel nedenlerinden biri olarak, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile eski ABD Başkanı Donald Trump arasında mart ayında planlanan görüşme gösteriliyor. Pekin yönetiminin, ticari ateşkesi koruma ve ekonomik istikrarı sürdürme hedefi doğrultusunda temkinli bir diplomasi izlediği belirtiliyor.
Ajansa göre Xi’nin “ölçülü ve dengeli” yaklaşımı, olası zirvenin istikrarlı geçmesine katkı sağlayabilir. Bu durumun ABD’nin düşük tarifeleri korumasına ve Çin’in ABD’ye kritik önemdeki minerallerin tedarikini güvence altına almasına yardımcı olabileceği ifade ediliyor.