İktidar medyasının yazarı, AKP kadrolarına “Erdoğan nasıl olsa kazanır” anlayışının geride kaldığı uyarısında bulundu. Seçim süreci öncesi kritik bir döneme işaret ettiğini vurguladı.

Ankara kulisleri, Kabine değişikliği iddiaları, kötü giden ekonomi nedeniyle AKP içinde çatırdamaların başladığı, faturanın Hazine Bakanı Mehmet Şimşek’e kesildiği, parti içindeki bürokrasinin aşılamaz hale geldiği, bakanlar ve yardımcıları arasında yaşanan gerginlikler, partinin kuruluş fikrinden uzaklaşıldığı, milletvekillerinin cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile etkisizleştiği ve huzursuzluk yaşandığı gibi çok sayıda başlıkla gündeme geldi.
Sabah yazarı Okan Müderrisoğlu, son kabine değişikliğinin ardından AKP siyasi sahnesinin yeniden hareketlendiğini belirtti. Erdoğan’ın sınırlı hamlesinin dahi hükümet çalışmaları, genel merkez yönetimi, parti grubu, teşkilatlar ve bürokrasi açısından “mesaj” olarak algılandığını ifade eden Müderrisoğlu, makamların geçici, hizmet ve davanın ise esas olduğunun bir kez daha hatırlandığını kaydetti.
AKP’LİLERİ “ERDOĞAN KAZANIR GÜNLERİ GEÇTİ” DİYEREK UYARDI
Erkene alınması beklenen seçim tarihi dikkate alındığında yaklaşık 1,5 yıllık verimli bir çalışma süresine işaret eden Müderrisoğlu, özellikle vatandaşın günlük hayatına temas eden sorunların çözümünün siyasal açıdan belirleyici olacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde “ince ayar” yapılıncaya kadar kabine üyelerinin genel merkez, parti grubu, teşkilatlar ve medya ile iletişimlerini güncellemesi gerektiğini belirten Müderrisoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile AKP Tanıtım ve Medya Başkanlığı’nın rolünün daha da önem kazanacağını ifade etti.
Müderrisoğlu, “Nasılsa Reis başımızda. O, bir şekilde seçimi kazanmanın formülünü bulur’” anlayışı ile hareket edilemeyeceğinin “altını çizdi.” Erdoğan’ın lokomotif olduğu dönemlerin nostaljisine takılmamak gerektiğini belirten Müderrisoğlu, Cumhur İttifakı’nın siyasal tutumu ile AKP kadrolarının Cumhurbaşkanı’na yük değil, yük alan bir pozisyonda olması gerektiğini vurgulayan Müderrisoğlu, kişisel hesaplara ve siyasi kariyer planlarına yer olmayan kritik bir döneme girildiğini ifade etti.