AİHM Türkiye için kritik ihlal kararı verdi

10 Şubat 2026

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi mahkemeye erişim hakkının özünün zedelendiğini saptadı. Kararda daha önceki emsal dosyalara atıf yapıldı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, (AİHM) bugün açıkladığı Kaya ve Diğerleri/Türkiye kararında, Yargıtay ve Danıştay üyelikleri 6723 sayılı Kanun ile sona erdirilen 4 yüksek yargı mensubunun adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine hükmetti.

Dava, 1 Temmuz 2016 tarihinde yürürlüğe giren 6723 sayılı Kanun ile Yargıtay ve Danıştay üyelerinin görev sürelerinin erken şekilde sona erdirilmesine dayanıyor. Söz konusu düzenleme kapsamında, bölge adliye mahkemelerinin kurulması gerekçesiyle yüksek mahkemelerin yapıları yeniden şekillendirildi ve istisnalar dışında tüm üyelerin görevleri sona erdi.

YARGI YOLU KAPALI

Başvurucular, görev sürelerinin kanuni bir düzenleme ile erkenden bitirilmesine karşı başvurabilecekleri herhangi bir yargı merciinin bulunmadığını belirtti. Bu durumun, hak arama özgürlüğünü fiilen ortadan kaldırdığı savunuldu.

Yüksek hakimler, görevden almaların kendilerine yönelik keyfi bir tutum içerdiğini ve savunma imkanı tanınmadığını ifade etti. Bu uygulamanın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ile 13. maddede yer alan etkili başvuru hakkını ihlal ettiği ileri sürüldü.

EMSAL KARARLAR

Mahkeme, kararında daha önce verilen Sözen/Türkiye ile Tosun ve Diğerleri/Türkiye kararlarına atıfta bulundu. Hakimlerin mesleki hayatlarını doğrudan etkileyen böylesi ciddi uyuşmazlıklarda, yargısal denetime erişim haklarının bulunduğu vurgulandı.

Hükümetin, düzenlemenin bir yargı reformu olduğu ve hakimlerin statü ile maaşlarının korunduğu yönündeki savunmalarına rağmen AİHM, iddia edilen keyfiliğe karşı hiçbir yargısal denetim yolunun bulunmamasının mahkemeye erişim hakkının özünü zedelediğini tespit etti.

6. MADDE DEĞERLENDİRMESİ

Mahkeme, adil yargılanma hakkının bu tür uyuşmazlıklarda daha özel ve belirleyici bir hüküm olduğunu belirterek incelemeyi yalnızca Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında yaptı.

AİHM, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında doğrudan bir nedensellik bağı kurulamadığı gerekçesiyle maddi tazminat taleplerini reddetti. Buna karşılık, her bir başvurucuya 3 bin Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Mahkeme ayrıca, belge sunan başvuruculardan birine 520 Euro, diğerine ise 580 Euro yargılama gideri ve masraf ödenmesine karar verdi.

Son Gelişmeler

Previous Story

ABD-Azerbaycan arasında stratejik ortaklık

Next Story

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç görevden alındı!

Latest from Blog

Dünya’da ABD karşıtlığı zirvede

Pew Research Center’ın 2025 yılı Küresel Tutumlar Araştırması, Washington’ın Batı Asya politikaları ve Gazze’deki katliamlara verdiği destek sonrası ABD’ye yönelik olumsuz bakışın dünya genelinde rekor seviyelere ulaştığını ortaya koydu. Pew Research Center’ın

İran’da bir günde İki ABD savaş uçağı düşürüldü

​Orta Doğu’da gerilim tırmanırken İran’ın ABD’ye ait ikinci savaş uçağını Hürmüz Boğazı açıklarında düşürdüğü iddia edildi. Orta Doğu’da gerilim had safhaya çıkarken İran’dan ABD’ye peş peşe darbeler geldi. İran ve ABD medyasında
GitTop

Don't Miss

Kavala: AİHM’de Türkiye’nin savunduğu tezler Stalin dönemi başsavcısının tezleri

“İnsan haklarını koruyan hukuk kurallarına tam manasıyla riayet etmeme tavrı

AİHM’deki Kavala davasında Türkiye’yi Boğaziçi Dekanı savundu

AİHM Büyük Daire’de Osman Kavala’nın ikinci başvurusu için duruşma yapıldı.