AİHM’den ByLock gerekçesiyle işten çıkarılan öğretim görevlisine hak ihlali kararı

AİHM, ByLock kullandığı iddiasıyla işten çıkarılan öğretim görevlisinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme, işverenin ByLock iddiasını destekleyen delilleri toplamadığını ve başvurucunun savunma hakkının kısıtlandığını belirtti. Olağanüstü hâl koşullarının bu ihlali haklı çıkaramayacağı vurgulandı.

​AİHM, ByLock kullandığı iddiasıyla iş sözleşmesi feshedilen öğretim görevlisinin, delillere erişimi engellendiği ve savunma hakkı kısıtlandığı gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), ByLock kullandığı iddiasıyla iş sözleşmesi feshedilen bir öğretim görevlisinin başvurusunda, “adil yargılanma hakkı”nın ihlal edildiğine hükmetti. Kararda, olağanüstü hâl koşullarının bu ihlali haklı çıkaramayacağı da vurgulandı.

İ.Ç. adlı başvurucu, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışırken, adının ByLock kullanıcıları arasında geçtiği iddiasıyla iş sözleşmesi feshedildi. Başvurucunun açtığı davada mahkemenin, fesih gerekçesini destekleyecek somut delilleri toplamayı reddettiği ve böylece adil yargılanma hakkının zedelendiği ileri sürüldü.

AİHM, İ.Ç. / Türkiye (No. 48061/19) kararında, davaya bakan ulusal mahkemenin, işverenin ByLock isnadını destekleyen bilgi ve belgeleri toplamamış olmasını ve bu talebi gerekçesiz şekilde reddetmesini eleştirdi. Mahkeme, böyle bir durumda başvurucunun kendisine yöneltilen ciddi bir isnadı etkin şekilde çürütemeyeceğini, bunun da silahların eşitliği ilkesini ihlal ettiğini belirtti.

YALÇINKAYA KARARI HATIRLATILDI

Mahkeme, ByLock verilerine ilişkin AİHS m. 6/1 kapsamında usuli güvencelerin önemini daha önceki Yüksel Yalçınkaya / Türkiye kararında vurguladığını hatırlattı. Ancak İ.Ç. dosyasının ceza değil, medeni yargılama kapsamında olduğunu belirterek, Yalçınkaya kararının bire bir uygulanamayacağını da ifade etti.

AİHM’in Karar Özeti

AİHS m. 6/1 (medeni haklar açısından adil yargılanma hakkı): İhlal

AİHS m. 8 (özel hayata saygı hakkı): İç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez

AİHS m. 41 (adil tatmin): İhlal tespiti, manevi zarar için yeterli bulundu

KHK’lar ve ByLock İddialarına Etkisi: Yol Gösterici Karar

Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde eski narkotik polisi Cumhur A. ve eski terör savcısı Osman Y.’nun yargılandığı uyuşturucu davasından geçen hafta karar çıktı.

Tutuklu sanıklardan eski polis memuru Cumhur A. ile eşi Nurcan A. uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan 26’şar yıl 3’er ay hapis ve 150 bin TL adli para cezasına çarptırıldı.

DW Türkçe’de yer alan habere göre, terör suçlarını soruşturan eski savcı Osman Y.’ye ise önce uyuşturucu ticareti suçundan 31 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Ancak mahkeme, sanığın yardım eden pozisyonunda olduğu gerekçesiyle cezasını 8 yıla düşürdü. Mahkeme, bu cezaya da iyi hal indirimi uygulayarak Yarbaş’a 6 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Yarbaş bu davada bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmişti.

Sanıklar, suç örgütü kurmak ve üyesi olmak iddiasından ise beraat etti.

İki kamu görevlisinin yargı karşısına çıkması, Konya’da 29 Ekim 2021’de Narkotik Suçlarla Mücadele ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin uyuşturucu ticareti yapılacağı istihbaratını alması ile başladı.

Bunun üzerine Ereğli yolunda, Adana’nın Yüreğir İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru Cumhur A.’nın kullandığı otomobil durduruldu. Cumhur A., polisin eşi de bulunuyordu. Polis olduğunu belirterek araçtan inmeyen ve kaçan Cumhur A., bir süre sonra içerisinde uyuşturucu bulunan çantayı yol kenarına attı. Cumhur A. kovalama sonucu kaza yapması sonucunda yakalandı. Atılan çantadan ise toplam 48 parça halinde 24 kilo 600 gram eroin ele geçirildi.

İddianameye göre bu olayda kullanılan araç dönemin Adana Terör Savcısı Osman Y.’nin babasına aitti. Konya’ya nakledilen uyuşturucuya öncülük yaptığı değerlendirilen aracın yakalama tarihinden bir gün öncesinde sabah ve öğle saatlerinde Osman Y.’nin kullanımında bulunduğu tespit edildi. Uyuşturucu ticaretinin Osman Y.’nin talimatıyla yapıldığı iddia edildi.

Savcılık, savcı ve polisin arasında bulunduğu 21 şüpheli hakkında dava açtı. Şüphelilerin doğu illerinden temin ettikleri uyuşturucuyu Adana üzerinden getirdikleri Konya’da sattıkları öne sürüldü. İddianamede, bu kapsamda yedi ayrı uyuşturucu ticareti yapıldığı tespit edilirken yakalanan toplam uyuşturucu madde miktarı ise 43 kilo 600 gram oldu.

İddianamede savcı uyuşturucu ticareti yapmak için kurulan örgütün lideri, polis ise örgütün üyesi olmakla suçlanıyordu.

Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 9 Ocak’ta karar çıktı.

Narkotik Polisi olan Cumhur A. Adana’da 20 Mart 2019’da uyuşturucu taşıyanlara yönelik düzenlenen operasyonda şüphelileri yakalaması nedeniyle valilikten ödül almıştı.

Önceki Haber

Eski Fed başkanlarından Trump’a: Bu muz cumhuriyetlerinde olur

Next Story

Medvedev: Grönland Rusya’ya katılabilir

Latest from Blog

Köprüler gibi Türkcell’de satış listesinde

Türkiye Varlık Fonu (TVF) tarafından Turkcell’deki yüzde 26.2’lik hissenin satılacağına dair çıkan iddialar, Meclis gündemine taşındı. CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, söz konusu satışla ilgili olarak iki bakanın yanıtlaması talebiyle soru önergeleri
14 Mart 2026

Türkiye’de ABD tarafından kullanılan 16 askeri üs var!

Türkiye’de ABD tarafından da kullanılan toplam 16 askeri üs bulunuyor. Bu üsler, stratejik konumları nedeniyle farklı amaçlarla kullanılıyor. Bazı üsler, İncirlik gibi aktif operasyon merkezi olarak hizmet verirken, bazıları ise lojistik destek, eğitim
14 Mart 2026

İran, ABD’li ve İsrailli komutanları vurduğunu duyurdu

İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail ve ABD’li komutanların bulunduğu hedeflere yönelik geniş çaplı bir saldırı düzenlediğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrailli ve ABD’li komutanların bulunduğu “sığınak ve yerleşimlerin” insansız hava araçları
14 Mart 2026
GİTYukarı

Bu haberleri de kaçırma!

Türkiye, AİHM’e en çok şikayet edilen birinci ülke oldu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2025 yılı bilançosu, Türkiye’nin hukuk karnesindeki

AYM’ye yapılan bireysel başvurular rekor kırıyor: İşkence dosyalarında artış var

Eylül 2012 ile Aralık 2025 tarihleri arasında AYM tarafından esastan