Trump’ın Venezuela hesabı ne? Tabii ki öncelikle petrol

3 Ocak 2026

ABD’nin Venezuela’ya dönük askeri saldırısının ekonomik arka planında ne var? Dünyanın bir numaralı petrol üreticisi olarak ABD’nin Venezuela petrolüne gerçekten de ihtiyacı yok mu? İşte dünya gündemindeki sorulara bazı yanıtlar…

Emre Deveci

ABD, emperyalist saldırganlıkta yeni bir sayfa açarak bugün Venezuela’ya dönük askeri operasyon düzenledi. ABD özel kuvvetleri, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini yakalayıp kaçırırken, Donald Trump yönetiminin bu operasyonla ekonomik açıdan ne amaçladığı sorusu da tekrar gündeme geldi.

Trump yönetiminde ABD’nin, hegemonya krizine bir çözüm aradığı görülüyor. Son 10 yılda odağını Çin’e kaydıran ABD, Çin’in yükselişini durdurmaya çalışırken arka bahçesi olarak gördüğü Latin Amerika’daki mutlak egemenliğini yeniden tesis etmek istiyor.

Yaklaşık bir ay önce yayımlanan Ulusal Güvenlik Strateji belgesinde Trump yönetimi, 19. yüzyılda uygulanan Monroe Doktrini’ni referans vermiş ve “Batı Yarımküre’de Amerikan üstünlüğünü yeniden tesis etme” amacını ilan etmişti.

Bu amaç da, Latin Amerika’da Çin’in artan ekonomik ve siyasi varlığının hedefe konacağını gösteriyor. Çin ile birlikte kıtada sınırlı da olsa varlık gösteren Rusya ve İran’ın da hedefe konacağı açık.

Bu stratejinin hayata geçirilmek istendiği ilk sahne de, 1998 yılında solcu Hugo Chavez’in devlet başkanı seçilmesinden bu yana ABD ekseni dışında kalan Venezuela oldu.

VENEZULA OPERASYONUNDA PETROLÜN ROLÜ NE?

Günlük ortalama 13,5 milyon varille dünyada petrol üretiminde ilk sırada yer alan ABD için “Venezuela petrollerine ihtiyacı yok” denilse de bu tez gerçeği yansıtmıyor.

Venezuela, petrolü aşan devasa yeraltı kaynaklarına sahip ve emperyalist sistemin başını çeken ABD’nin bu kaynaklara gözünü dikmemesi, sistemin mantığına aykırı.

Nitekim, Trump da Venezuela’nın petrolüne göz diktiklerini açıkça itiraf etmişti. ABD saldırganlığının tek hedefi tabii ki petrol kaynaklarına çökmek değil ama petrol de önemli bir faktör.

Venezuela, 303 milyar varillik kanıtlanmış petrol rezerviyle (bugünkü değeri yaklaşık 18 trilyon dolar) bu alanda dünyada ilk sırada yer alıyor. Dünyanın en büyük petrol üreticisi ABD’de bu rakam sadece 81 milyar varil ve yıllık yaklaşık 5 milyar varillik üretim düşünüldüğünde yaklaşık 15 yıllık bir kaynağın olduğu görülüyor.

Dünya petrol rezervinin yaklaşık yüzde 17’sine sahip olan Venezuela, 2025’te günlük yaklaşık 1 milyon varillik üretime ulaşabildi. 2019 yılında yine Trump döneminde ağırlaştırılan ABD yaptırımları, 1997 yılında 3,5 milyon varile kadar yükselen Venezuela’nın günlük petrol üretiminin düşmesini beraberinde getirdi. Venezuela petrolünün büyük kısmını, mevcut durumda Çin alıyor.

1 milyon varillik üretimin dörtte birini ABD’li Chevron şirketi, Beyaz Saray’dan aldığı özel bir izinle yapıyor ve bu üretimin Meksika Körfezi’ndeki rafinerilere taşıyor. Chevron CEO’su Mike Wirth, kasım ayında Washington’da düzenlenen bir etkinlikte, “Venezuela’da uzun vadeli bir strateji izliyoruz” demiş ve “koşullar değiştiğinde Venezuela ekonomisinin yeniden inşasının bir parçası olmak istediklerini” sözlerine eklemişti.

İtalyan Eni ve İspanyol Repsol da ülkede petrol karşılığında doğal gaz üretimi yapıyordu ancak Trump yönetimi bu şirketlerin özel izinlerini iptal etmişti.

VENEZUELA PETROLÜ ABD İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?

Amerikan The New York Times gazetesinde geçen ay yayımlanan bir makalede “Venezuela’nın kaynakları ABD için stratejik açıdan da değerli olmaya devam ediyor” denilmiş ve Houston’daki Rice Üniversitesi’nde Latin Amerika enerji programını yöneten Francisco J. Monaldi’nin “Küresel talebin yüzyılın ortalarına kadar artmaya devam etmesi durumunda, Orta Doğu ve Rusya dışında yeni üretim kaynakları elde etmek stratejik açıdan daha da önemli hale gelecek” görüşüne yer verilmişti.

Makalede “Venezuela petrolü, özellikle ABD rafinerileri için cazip çünkü yurt içinde bulunan petrolden daha ağır. Ayrıca, petrolün Körfez Kıyısı’na taşınması nispeten az zaman alıyor; buradaki tesisler, daha ucuz ve daha ağır petrol ile daha pahalı ve daha hafif petrolün bir karışımını işleyecek şekilde yapılandırılmış durumda” bilgisi yer almıştı.

ABD ENERJİ GÜVENLİĞİNİN KIRILGAN NOKTASI

ABD merkezli Foundation for Defense of Democracies isimli neo-con çizgideki bir düşünce kuruluşunda geçen ay yayımlanan bir makalede de Venezuela petrolünün ABD için önemine değinildi.

“ABD’nin Venezuela Hesabı: Enerji, Jeopolitik ve Büyük Dönüşüm” başlıklı makalede, şu kritik değerlendirme yer alıyor:

“ABD, kaya petrolü devrimi sayesinde kendisini bir ‘enerji süper gücü’ olarak tanımlıyor ancak bu tablonun arkasında yapısal bir sorun bulunuyor. Ülke, Permiyen Havzası’ndan çıkan hafif ve düşük kükürtlü petrol fazlasıyla doluyken, onlarca yıl önce inşa edilen Meksika Körfezi’ndeki dev rafineri altyapısı ağır ve yüksek kükürtlü petrole ihtiyaç duyuyor. Üretilen petrol ile işlenebilen petrol arasındaki bu uyumsuzluk, ABD enerji güvenliğinin kırılgan noktasını oluşturuyor.”

Makalede açıkça “Karakas’ta ABD yanlısı bir yönetimin iş başına gelmesi, yalnızca diplomatik bir kazanım değil; aynı zamanda ABD’nin petrol dengesini yeniden kurabilecek teknik, ekonomik ve jeopolitik bir dönüşüm anlamına geliyor. Bu senaryo, ABD’nin Batı Yarımküre’deki etkisini uzun yıllar boyunca pekiştirebilecek bir fırsat olarak görülüyor” deniliyor.

“ABD rafineri sektörü için en acil kazanım, ağır petrol tedarikindeki darboğazın aşılması olacak” denilen makalede “Özellikle Meksika Körfezi’ndeki birçok rafineri, ağır petrol ile daha verimli çalışıyor. Uzun yıllar boyunca ABD enerji güvenliği, yerli üretim, Kanada’dan ithalat ve Meksika’dan gelen ağır petrol olmak üzere üçlü bir yapıya dayanıyordu. Ancak bu denge bozulmuş durumda” ifadelerine yer veriliyor ve şöyle devam ediliyor:

“ABD’NİN KAYA PETROLÜNÜ TAMAMLAYACAK”

“Bir zamanlar ABD’nin en güvenilir ağır petrol tedarikçisi olan Meksika, üretimde yaşanan düşüş nedeniyle ihracatını azaltarak petrolü kendi rafinerilerine yönlendirdi. Bu durum ABD’yi neredeyse tek bir kaynağa, Kanada’ya bağımlı hale getirdi. Kanada güçlü bir müttefik olsa da, milyonlarca varillik kritik bir girdide tek kaynağa bağımlılık, ABD’li rafinerilerin pazarlık gücünü zayıflatıyor ve boru hattı darboğazlarına açık bir yapı yaratıyor.

Bu noktada Venezuela, Meksika’nın bıraktığı boşluğu doldurabilecek rezerv büyüklüğüne sahip en güçlü aday olarak öne çıkıyor. Hâlihazırda Chevron, sınırlı bir lisans kapsamında Venezuela petrolünü ABD’ye ihraç ediyor. Karayipler üzerinden sağlanacak kısa mesafeli bir tedarik hattı, ABD rafinerilerine ikinci bir nefes borusu kazandırarak rekabeti artırabilir ve yakıt maliyetlerini düşürebilir.”

Bazı çevrelerin Venezuela’dan gelecek petrolün ABD’de fiyatları düşürerek kaya petrolü üreticilerine zarar vereceğini savunduğunu ancak bu görüşün petrolün fiziksel özelliklerini göz ardı ettiğini vurgulayan yazar, “Venezuela’nın ekstra ağır petrolü, ABD’nin hafif kaya petrolünün yerine geçmiyor; onu tamamlıyor” görüşünü ileri sürüyor.

Venezuela petrolünün tek başına boru hatlarından akamayacak kadar yoğun olduğunu, bu nedenle daha hafif bir hidrokarbonla seyreltilmesi gerektiğini hatırlatan yazar, şöyle devam ediyor:

“Bu amaçla en uygun madde ABD kaya petrolü üretiminin yan ürünü olan nafta. ABD, geçmişte Venezuela’nın en büyük nafta tedarikçisiydi; bugün ise bu ihtiyacı Rusya karşılıyor.

ABD yanlısı bir yönetimle birlikte kapalı devre bir ticaret modeli ortaya çıkabilir. ABD’li üreticiler Venezuela’ya nafta ihraç ederken, Venezuela da bu maddeyle seyreltilmiş ağır petrolünü ABD rafinerilerine gönderebilir. Böylece kaya petrolü sektörü zarar görmek yerine yeni ve büyük bir pazar kazanmış olur.”

Sonraki

Amerikan petrol şirketleri bayram edecek

Önceki

CHP lideri Özgür Özel: “Bu fotoğrafa iyi bak Sayın Erdoğan”

Latest from Blog

Devasa bir armada İran’a ilerliyor

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a doğru “devasa bir armadanın ilerlediğini” belirterek, Tahran yönetimini anlaşma yapmaları aksi halde “daha kötü bir saldırı yapılacağı” konusunda uyardı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Devasa bir

Afganistan’da kölelik geri geliyor!

Afganistan’da Taliban yönetimi, uygulayacağı yeni ceza kanunu ile köleliği geri getirirken, kız çocuklarına eğitimi yasaklıyor. Ülke sınıflara bölünürken, sınıfa göre cezalar uygulanacak.Afganistan’da Taliban yönetimi ülkede uygulanacak yeni ceza usullerini açıkladı. Düzenlemeler, ceza
GitYukarı

Don't Miss

ABD donanması İran açıklarında: İran ordusu alarmda

ABD, USS Abraham Lincoln uçak gemisini Orta Doğu’ya konuşlandırarak İran’a

Obama ve Clinton’dan ABD halkına ‘ayağa kalkın’ çağrısı

Eski Başkanlar Obama ve Clinton, Minnesota’da ICE ajanlarının işlediği cinayetlerin