Murat Ülker: Hakkınız olanı elde etmek artık rüşvet, yani haraç vermekle mümkün olabiliyor

Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar’ın sosyal medyadan başlattığı “rüşvet” tartışmasına Murat Ülker katıldı. Rüşvetin boyut değiştirdiğini söyleyen Murat Ülker, “Artık karşılaştığımız durum daha da fecidir. Zira hakkınız olanı da elde etmek için artık rüşvet yani haraç vermekle mümkün olabiliyor, derler” dedi. 

Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar sosyal medya hesabı LinkedIn’den yazar Hilmi Yavuz’un “rüşvet” ile ilgili bir yazısını paylaşarak konuyu tartışmaya açtı.

Kaan Sidar’ın paylaşımına ise iş insanı Murat Ülker, yanıt vermekte gecikmedi ve rüşvet konusunun artık günümüzde boyut değiştirdiğini, daha da ürkütücü bir hal aldığını vurguladı.

Murat Ülker şu yanıtı verdi:

“Sevgili Kaan Sidar, rüşvet malum çift taraflıdır. Hakkı olmayan bir şeyi elde etmek için alınır, verilir. Fakat artık karşılaştığımız durum daha da fecidir. Zira hakkınız olanı elde etmek için de artık rüşvet yani haraç vermekle olabiliyor derler. Çaresi de bilinir amma…”

İşte, Kaan Sidar’ın sosyal medya hesabından paylaştığı rüşvet yazısı:

Hilmi Yavuz Hocamızın tedavisi henüz keşfedilmemiş bir illet olan Rüşvet ile ilgili yazısını sizlerle paylaşıyorum.

Rüşvet hastalığına asırlardır çare bulunamadı. Aşıymış, antibiyotikmiş hepsi nafile. Ancak Rüşvet virüsüne karşı bağışıklığı olanlar da var. Bunlar dünya malına kıymet vermeyen, namus ehli, sağlam karakterli kişiler.

“Haydi herkesin bildiğinden başlayayım: Fuzulî’nin ‘Selam verdim, rüşvet değildür deyu almadılar’ dizesi ile! Her yeni rüşvet haberiyle ilk hatırladığımıs söz bu! Bir de ‘Rüşvetin belgesi mi olur?

Rüşvet, bir illet! Bu illetin de bir tarihi var. Prof.Dr. Ahmet Mumcu ‘Osmanlı Devletinde Rüşvet’ adlı çalışmasında rüşvet’in ‘devletleşme aşamasına gelen bütün toplumlarda görül[düğünü]’ bildiriyor. Mumcu, kitabın 2005 yılında yayımlanan 3.baskısına yazdığı önsözde ‘rüşvet suçunun önlenmesi[nin] olanaksız derecede zor’ olduğunu, ama önlenemese de tehlike derecesinin azaltılabileceğini, ama ‘Türkiye’de bu azaltmayı sağlayacak ekonomik,ahlakî ve toplumsal önlemlerin alınması[nın], giderek bozulan değerler sistemi nedeniyle yerine getirilmesi[nin] son derece zor bir iş’ olduğunu da belirtiyor. Gerçekten de öyle! Nitekim, Mumcu’nun temas ettiği ‘değerler sistemi’ Müslüman Türk toplumunun İslamî ahlak değerleridir. Bu değerler sisteminin çoktan çökmüş olduğunu ve bunun özellikle İslamî hassasiyetleri olan iktidarlar eliyle onarılmak ve tahkim edilmek ihtiyacının hissedilmediğini müşahede etmek, fevkalâde esef vericidir.

Ama öyle görünüyor ki, bu illete, eski deyişle dûçâr olanlar, maalesef devletin başında olan insanlar arasından çıkıyor: Örnek, Kanunî Sultan Süleyman’ın damadı ve vezir-i âzamı Rüstem Paşa’dır. Prof. Mumcu Rüstem Paşa’nın ‘Devlette memurluk satımı yolunu açtığı[nı] ve rüşvetçi yöneticinin ilk önemli temsilcisi olduğu[nu]’ bildiriyor. Devlette vezir-i âzamlık seviyesinde rüşvetçiliğin soy kütüğünde, en tepedeki adam: Kanunî’nin damadı ‘kehle-i ikbal’ Rüstem Paşa…

Mumcu bu konuda şöyle diyor: ‘Gerçekten de belgeler de bu Devlet adamının türlü yolsuzluklarını, bu arada rüşvet alarak pek çok makamlara tâyinler yaptığını, zimmetine para geçirdiğini gösterir.’ Yine Mumcu’nun belirttiğine göre, Kanunî Sultan Süleyman’ın son devirlerinde rüşvet, Devlet mekanizmasının hemen hemen her koluna hâkim olmuştur. Dahası, rüşvetçilik ‘dürüst bir yönetimle eş tutulmuş, ‘zira çeşitli sebepler artık rüşveti Devlet yönetiminin zorunlu bir parçası haline getirmiştir’. Rüşvetin, norm haline gelmesi! Gazi Giray bu durumu şu dizelerle dile getirir:

Ehl-i İslâm illerin küffar garet eyledi

Ey hûdâ nâ-teresler siz rüşvet alın oturun …

Avusturya İmparatoru Ferdinand’ın elçisi olarak İstanbul’a gönderilen Ogier Ghiselin de Busbeck, 1939 yılında Hüseyin Cahit Yalçın tarafından Türkçeye çevrilen ‘Türk Mektupları’nda Avusturya ile barış antlaşması imzalanması konusunda rüşvet teklif ettiğini, Paşa’nın da bunu kabul ettiğini bildiriyor. “

Bir cevap yaz

Your email address will not be published.

Önceki Haber

Ermenistan: 1915 Olayları artık dış politika önceliğimiz değil

Next Story

Fenerbahçe stadının ismi ‘Kobani’ olacak

Latest from Blog

Köprüler gibi Türkcell’de satış listesinde

Türkiye Varlık Fonu (TVF) tarafından Turkcell’deki yüzde 26.2’lik hissenin satılacağına dair çıkan iddialar, Meclis gündemine taşındı. CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, söz konusu satışla ilgili olarak iki bakanın yanıtlaması talebiyle soru önergeleri
14 Mart 2026

Türkiye’de ABD tarafından kullanılan 16 askeri üs var!

Türkiye’de ABD tarafından da kullanılan toplam 16 askeri üs bulunuyor. Bu üsler, stratejik konumları nedeniyle farklı amaçlarla kullanılıyor. Bazı üsler, İncirlik gibi aktif operasyon merkezi olarak hizmet verirken, bazıları ise lojistik destek, eğitim
14 Mart 2026

İran, ABD’li ve İsrailli komutanları vurduğunu duyurdu

İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail ve ABD’li komutanların bulunduğu hedeflere yönelik geniş çaplı bir saldırı düzenlediğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrailli ve ABD’li komutanların bulunduğu “sığınak ve yerleşimlerin” insansız hava araçları
14 Mart 2026
GİTYukarı

Bu haberleri de kaçırma!

Çin’de Eski Adalet Bakanı rüşvetten idama mahkûm edildi

Çin’de eski Adalet Bakanı Tang Yicün, rüşvet suçlamasıyla yargılandığı davada

NATO’da rüşvet depremi: İsrail’in savunma devine büyük darbe

​ NATO’nun tedarik biriminde yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, İsrail’in en