Ekrem İmamoğlu: Bana açılan tüm davaların altında Erdoğan’ın imzası var

6 Şubat 2025

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Erkem İmamoğlu, hakkında açılan soruşturma ve davalarla ilgili konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında 7 yıl 4 ay hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianameye ilişkin olarak konuştu. 6 Şubat 2023 depreminin yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma programının ardından soruları yanıtladı.

Ekonomik krize dikkat çeken İmamoğlu, yargının baskı altında tutulduğunu, yargı tacizinin akla hayale gelmeyecek seviyede olduğunu söyledi.

‘DAVALARIN ALTINDA ERDOĞAN’IN İMZASI VAR’

İmamoğlu, “Türkiye’nin en önemli şehrinde yargı adına yapılan bu hataların, bu yanlışların ve doğru olmayan hukuki uygulamaların gündemimizi işgal etmesini gerçekten derinden üzüntüyle karşılıyorum ve her gün, her sabah, her akşam bir başka utanç verici olayla karşılaşmanın üzüntüsünü yaşadığımı vatandaşlarımızla paylaşmak isterim. Hakkımda davanın sahibi, altında imzası olan başsavcı vekilinin olmadığını ya da başsavcının olmadığını ifade etmek isterim. Başsavcı da değil, başsavcı vekili de değil. Davacı olan Sayın Cumhurbaşkanı’dır, Sayın Erdoğan’dır. Tüm davalarımın altında onun imzası vardır. O kadar öfkeli ki şu ana kadar benimle ilgili istediği hapis cezası tam 17 yıl olmuştur. Yanında bana aynı zamanda üçüncü kez de siyasi yasak talep etmekte” diye konuştu.

‘İDDİANAMEYİ HAZIRLAYAN KİM?’

İmamoğlu, şunları söyledi:

“Onun davası da aslında baktığınızda ben değilim. Benimle değil, benim nazarımda milleti dava ediyor. Milletin iradesini dava ediyor ve siyaseti korkuyla dizayn edeceğini zannediyor. Tehditle dizayn edeceğini zannediyor. Oysa siyaseti yalnızca ama yalnızca millet dizayn edebilir çünkü milletin yetkisiyle bu ülkede demokrasinin varlığı yüz yıla yakındır büyük mücadeleyle yerleştirilmiş bir husustur. Bu milletin iradesinin olduğu yerde neresidir? Sandıktır. Seçimler gelir, sandıklar kurulur ve vatandaşımız oyunu kullanır ve istediği makama, istediği insanı seçer ve getirir. Sandık yerine siyaseti, adliye eliyle dizayn etmeye çalışan bu aklı ne yazık ki üzülerek izliyoruz. Ve özellikle bugün yaşadığımız ortamda bu son konunun sözde mağduru kim diye sorduğumuzda başsavcı. İddianameyi hazırlayan kim? Onun vekili tekrar söylüyorum son konunun sözde mağduru kim başsavcı. İddianameyi hazırlayan kim? Başsavcı’nın vekili. Oysa olağanüstü bir durum olmadığı takdirde normalde ifademi alan Savcı Bey’in benim iddianamemi hazırlamış ve imzasının altında olması gerekirdi.”

‘YARIN MENFAATİ DEĞİŞTİĞİ AN SİZİ TERK EDER’

Siyasetin dizayn edilmek istendiğini söyleyen İmamoğlu şunları ifade etti: “Şu artık nettir. Bu siyaset sürecinde siyaseti dizayn etmek maksadıyla iş görenler vardır. Yalnız bu görev öyle zannettikleri gibi kolay değildir. Bilsinler ki bu yolda onları ilk yalnız bırakacak kişi de yerli ve milli Makyaveldir. Yerli Makyavel sizi bugün pohpohlar yarın menfaati değişir o an sizi terk eder. Yaşınız benden küçük. Siyasi tecrübeniz hiç yok. Bu da benden size bir abi tavsiyesi. Ne yazık ki bu şerefli görevlere gelmiş kişiler çıktıkları maceralı yolculukta bu tecrübeyi yakın zamanda tadacaklar hiç kuşku duymuyorum.”

‘İSTANBUL’DA BİR CUMHURBAŞKANI 17 BAKANLA YARIŞTIK’

Bilirkişiyle ilgili iddialarını dile getiren İmamoğlu, “Milleti alt etmeye kalkmasınlar” diyerek şunları söyledi:

“Bir süredir çok büyük panik yaşıyorlar. Panikle saldırganlaştıklarını hep birlikte görüyoruz. Ve bu saldırganlaşmanın adliye koridorlarında dedikodularını her gün dinliyorum ve bana her gün oradan onlarca bilgi akıyor. Özellikle bilirkişi Satılmış Bey’in marifetlerinin ortaya çıkması geçerliliği olmayan bilirkişi raporlarının savcılarca nasıl kabul edildiğinin belgelenmesi bu paniği o koridorlarda daha da arttırdı. Size buradan söylüyorum. Bu yargı garabetini yarattığınız için o Satılmış Bey’i size asla unutturmayacağız. O işlemlerin hesabı gün gelecek hukukun önünde sorulacak. Şimdi buradan milletime seslenmek istiyorum. Umutsuzluk asla yok. Hüzün hiç yok. En önemlisi zerre kadar, zerre kadar bir dirhem dahi korkumuz yok. Biz büyük bir milletle hak ve adalet yoluna çıktık. Artık bu yoldan dönüş yoktur. Hangi planı yaparlarsa yapsınlar, hangi masa başı kurguyu hazırlarlarsa hazırlasınlar bu cesur milleti, bu cesur milletin kararlılığını yenemeyecekler. Milleti alt etmeye kalkmasınlar, alt edemeyecekler. Her yerde söylüyorum, söylemeye devam ediyorum. Gençliğimizde var, heyecanımız da yüksek. Nasıl yola çıkmışsak, aynı heyecanla yolumuza devam ediyoruz. Her şey çok güzel olacak diyerek ikinci kez kazandık. Hizmette tam yol ileri diyerek milletimizle üçüncü kez kazandık. Üstelik İstanbul’da bir Cumhurbaşkanı 17 bakanla yarışarak kazandığımızı ve milletin iradesinin tecelli ettiğini hep beraber gördük.”

‘SAHAYA ÇIKMADAN SAKATLAMAK İSTİYORLAR’

İmamoğlu, Erdoğan’a seslenerek şu ifadeleri kullandı:

“Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir misali sıranın kime geldiğini anlayan beyefendi, mertçe, millet önünde demokrasi yarışına girmek yerine daha sahaya çıkmadan bizi sakatlamaya çalışıyorlar. Aynen ilk seçimi kazandıktan sonra topal ördek tanımlamasını yaptığı gibi bugün turpun büyüğü heybede diyerek sürecin savcılığına soyunarak bizi sakatlamaya çalışıyorlar. Hani delikanlıydın? Delikanlı adam mertçe mücadele eder, mertçe, mertçe mücadelesini verir. Biz mücadelemizi ilan ettik, ilan ediyoruz, ilan etmekten çekinmiyoruz. O bakımdan milletimiz delikanlı tutum ve tavırları sever, delikanlılığı sever. Nerede delikanlılık? Nerede kaldı hepimizin gururla ismini andığımız Kasımpaşalılık. Saraya yerleştikten sonra insanlarla bağı kopan bu anlayışın bunu unuttuğunu görüyoruz ve düşünüyoruz. Bizans oyunları oynanmaya başlandı. Açıkçası ben bu tutum ve tavrınızı ve bu bakışınızı, bu acı hamle ve hareketlerinizi başta Kasımpaşalı hemşerilerim olmak üzere yüce milletimize şikayet ediyorum. Hiç kusura bakma buradan ilan ediyorum. Cesaret de bizde, inanç da bizde, güç de bizde. O bakımdan güç ve kudret diye gördüğün şeyler bizim bu güçlü inancımızın, bu milletimizle olan, o birlikte olan o büyük gücümüzün yanında vız gelir tırıs gider. Bu yaptıkları hamleleri bütün güç ve kuvvetimize, milletimize olan inancımızla, toplumumuzun vicdanına, adalet duygusuna olan inancımızla yol yürüyoruz. Doğruluktan ve haksızlığa, hukuksuzluğa karşı durmaktan bizi bu durduğumuz yerden bir milim kimse kıpırdatamaz. Ama milletimize hizmet noktasında her yere koşar gider ve o hizmet için kendimizi her noktada cansiperane nefer haline getiririz bakış açımız budur. O bakımdan bu yürütülen yargı tacizi süreçlerini utanç verici olarak niteliyorum. Ve milletimizle beraber mücadeleye devam edeceğiz.”

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Sonraki

İmamoğlu’ndan Erdoğan’a: Hani delikanlıydın?

Önceki

İmamoğlu iddianamesini gören Ertuğrul Özkök 26 yıl önceki manşetini hatırlattı: ‘Muhtar bile olamaz’

Latest from Blog

ABD devasa yığınak yaparken, İran’da eller tetikte

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yeni bir tehditte bulundu. Sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Açıklamasında Venezuela’daki uçak gemisinin İran’a gitmek üzere yola çıktığını vurguladı. İran’ın yanıtı gecikmedi. İran Deniz Kuvvetleri yeni NAVTEX

ABD’yi NATO’dan ayırma planı belli oldu

Mark Rutte Avrupa’nın ABD desteği olmadan kendisini savunamayacağını belirtti. Rutte bağımsızlık isteyenleri hayal görmekle suçladı. Transatlantik ilişkilerde yükselen tansiyon Avrupa Birliği’nin savunma alanında ABD’ye olan bağımlılığını azaltma çabalarını hızlandırdı. Brüksel koridorlarında “Avrupai NATO” gibi
GitYukarı

Don't Miss

Trump, Erdoğan’ı Gazze Barış Kurulu’nda kurucu üyeliğe davet etti

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep

Rahmi Koç hükümetin ortadoğu siyasetini övdü!

Türkiye iş dünyasının önemli isimlerinden Rahmi Koç hükümetin ortadoğu siyasetini