İBB davası, Pınar Türker: Savcı İstediği ifadeyi vermem İçin çocuklarımla tehdit etti

9 Haziran 2026

İBB davasında tutuklu yargılanan Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, duruşmada savunma yaparken Emniyet Müdürlüğü’nde çıplak arama işkencesine maruz kaldığını anlattı. Türker, soruşturma savcısının ise istediği gibi ifade vermemesi halinde çocuklarını bir daha görememekle tehdit ettiğini söyledi.

Paylaş

İBB davasında savunma yapan tutuklu Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, savcının kendisine “Sen bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin. Artık sosyal hizmetler alır senin çocuklarını.” dediğini söyledi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 68’i tutuklu 414 sanıklı davanın bugün yapılan 47’nci celsesinde Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker savunma yaptı. Yapı Kredi, Petrol Ofisi, GSK ve HSBC gibi kurumlarda üst düzey görevler yaptığını, öğretim görevlisi olarak da üniversitelerde ders verdiğini anlattı.

Medyascope’dan Furkan Karabay’ın haberine göre; Türker, ‘rüşvet almak’ suçundan tutuklandığını ancak iddianamede tarafına böyle bir suçlama yapılmadığını söyledi.

ÇIPLAK ARAMA İŞKENCESİ

Türker, Vatan Emniyet’te çıplak aramaya maruz kaldığını ve çocuklarıyla tehdit edildiğini şu sözlerle anlattı:

“Vatan’a girdik, emniyete. Hakikaten ben oradan çıkamayacağımı düşündüm. Sonra nezarete girdim. Asistanım vardı. ‘Sen niye buradasın Canan?’ dedim. Gene ağladılar. Pınar Hanım da ağladı. Zaten sonra gerisi yağmur gibi yağdı. Fatoş geldi. Ceyda geldi. Tanımadığım bir sürü insan geldi.

Sonra artık orada… Muhtemelen hiç görmemişsinizdir, görmeyin de inşallah, nezarethaneyi. Ama zaman mefhumunuzu yitiriyorsunuz. Çünkü bodrum katta olduğu için hiç cam pencere yok. Müthiş bir ışık var her tarafta. Artık kaçıncı gün, hangi saatteyiz bilmiyorum.

Bir kadın memur geldi. ‘Arama yapacağız’ dedi. Sırayla götürüyorlar bizi, sonra geri getiriyorlar. Benimle birlikte gitti. Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı beni. ‘Soyun’dedi. ‘Nasıl yani?’ dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler var. Çok küçük bir oda. O memuru da nerede görsem asla unutmam. Odayı da nerede görsem asla unutmam.

‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Ama üstümü çıkarmanın… Zaten çıplağım, ne kontrolü yapacaksın? Yine de kontrol yaptı. ‘Tamam, üstünü giyebilirsin’ dedi. ‘Peki, gidebilir miyim?’ dedim. ‘Hayır’ dedi. ‘Eşofmanını da indir.’ İndirdim. ‘Çamaşırını da.’ ‘Nasıl yani?’ dedim. ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. Ondan sonra da: ‘Burada utanan varsa çıkabilir’ dedi.

YAPANLAR UTANSIN

Ben utanmıyorum. Ama insanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın. Ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Bacaklarını aç, arkanı dön, eğil…’ Sonra: ‘Tamam’ dedi. Halbuki biz ne olduğunu anlamıyoruz.

Bu arada ben kendi deneyimimi anlatıyorum. Diğer arkadaşlarımızda farklı polis memurları vardı, daha farklı uygulamalar olmuş olabilir. Ben kendi deneyimimi anlatıyorum.

Bir de bunun ne olduğunu anlamamıştık. Eldiven taktı ya eline… Eldiveni kullanmadığı için mutlu olduk. Çünkü ben jinekolojik muayene gibi bir şey olacak zannetmiştim. Eldiven takınca sevindik hatta nezarette.”

SAVCIDAN TEHDİT

Fatoş Pınar Türker, tutuklandıktan sonra savcının (dönemin soruşturma savcısı ve  halen Adalet Bakanı olan Akın Gürlek) yeniden ifadesini almak için çağırdığını söyledi.

Türker, İBB dosyası savcısıyla şunları konuştuğunu anlattı:

“Savcı böyle karşımda durdu dedi ki: ‘Ya Fatoş, şimdi anlarsın. Ben sana ne dedim?’ dedi. ‘Ben sana ne dedim?’ ‘Ben senin ne olduğunu biliyorum ama bu adamların sana kumpas kuracağını söylemedim mi? Niye konuşmadın sen?’ dedi. ‘Verecektin ifadeni, gidecektin’ dedi.

Ben de dedim ki: ‘Sayın Savcım, ben bildiğim her şeyi anlattım.’ ‘Bak şimdi’ dedi. ‘Sen git, eşyalarını topla. Ben sana Çağlayan’dan araba göndereceğim. Geleceksin burada bana ifadeni vereceksin. Buradan da çocuklarına gidersin.’

Ben de dedim ki: ‘Savcım, yeniden ifade veririm. Vermemi istiyorsanız veririm. Bir avukatıma sorayım.’ Şimdi karşındaki savcı. ‘Yok efendim’diyecek hâlim yok. Ben de bilmiyorum hakikaten. İlk kez tutuklanmışız. ‘Tamam’ dedim. ‘Ben avukatıma bir danışayım.’

Böyle yaptı. ‘Hâlâ avukat diyorsun bana’ dedi. ‘Sen bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin’ dedi. ‘Sen bekârsın değil mi?’ dedi. ‘Evet.’‘Velayetleri de sende?’ ‘Evet.’ ‘Senin çocukların reşit de değil mi?’ ‘Değil’ dedim. ‘E, artık sosyal hizmetler alır senin çocuklarını’ dedi. Bir anneye böyle denilir mi? Çocuklarımla tehdit ettiler.

Sonra dedi ki: ‘Sen bakıyordun değil mi?’ ‘Evet.’ ‘Bak’ dedi, ‘mal varlığına tedbir için karar var benim elimde.’ ‘Ama ben’ dedi, ‘28 mahkeme gününe saygı için ne kadarsa süre, o kadar bekletiyorum.’” ‘Savcım, bunu…’ dedim. ‘Ve o gün tebliğ edilir’ dedi. ‘Ya bana gelir konuşursun ya da…’”

Türker yaşadıklarını anlatırken gözyaşı döktü. Savunmasıyla birlikte duruşmaya ara verildi.

Previous Story

Trump-Netanyahu gerilimi büyüyor: Vance: İsrail’in hoşuna gitsin ya da gitmesin…

Latest from Same Tags

İmamoğlu ve savcı arasında yüksek tansiyon!

7 Nisan 2026
İBB’ye yönelik davada, Ekrem İmamoğlu, 92 tutuklu 414 sanık duruşmanın beşinci haftasında hakim karşısına çıktı… İmamoğlu Savcının bazı sözlerini “kabadayılık” olarak nitelendirince

İBB davasının ilk gününde neler yaşandı?

9 Mart 2026
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan (İBB) uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 107’si tutuklu 402 kişinin yargılandığı İBB davası 9 Mart’ta başladı. Duruşmada